Aile Hukuku
Eşim Benden Habersiz Ev Sattı Ne Yapabilirim?

Kısa Cevap

Eşim benden habersiz ev sattı sorusunun hukuki yanıtı net: satılan taşınmaz aile konutu niteliğindeyse, rızası alınmayan eş tapu iptal ve tescil davası açarak evi geri alabilir. Türk Medeni Kanunu m.194 gereği, tapuda aile konutu şerhi bulunmasa dahi konutun fiilen aile konutu olarak kullanılıyor olması yeterlidir; şerh açıklayıcı nitelikte olup kurucu değildir. Dava, taşınmazın bulunduğu yerdeki Aile Mahkemesinde; hem evi satan eş hem de evi satın alan üçüncü kişi aleyhine açılır. Kazandırıcı zamanaşımı (TMK m.712) nedeniyle 10 yıllık süre aşılmadan hareket edilmelidir.

Hızlı Bilgi

  • Hukuki dayanak: Türk Medeni Kanunu m.193, m.194, m.199, m.712
  • Açılacak dava: Aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davası
  • Görevli mahkeme: Aile Mahkemesi (taşınmazın bulunduğu yer, kesin yetki)
  • Davalı taraflar: Satıcı eş ve taşınmazı devralan üçüncü kişi birlikte
  • Şerh şartı: Zorunlu değil; şerh olmasa da dava açılabilir
  • Zamanaşımı: Özel süre yok; ancak 10 yıllık kazandırıcı zamanaşımı riskine dikkat
  • İspat yükü: Eşin açık rızasının varlığını ispat yükü, satıcı eşe aittir

Eşim Benden Habersiz Ev Sattı: Hukuki Durumum Ne?

Boşanma süreci gündeme geldiğinde ya da evlilik devam ederken eşlerden birinin diğerine haber vermeden tapudaki evi üçüncü bir kişiye devretmesi, pratikte sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu satışlar çoğu zaman mal paylaşımından kaçınma, borç yapılandırma ya da başkasına hibeyi gizleme amacıyla yapılır. Toplumda yaygın bir yanlış inanış, “tapu benim adıma değilse elimden bir şey gelmez” ya da “tapuda aile konutu şerhi yoksa satış kesinleşir” şeklindedir. Oysa Türk hukuku, aile konutu üzerinde özel ve güçlü bir koruma kalkanı kurmuştur.

Türk Medeni Kanunu m.193, eşlerin üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapma özgürlüğünü tanır. Ancak aynı kanunun m.194 hükmü, aile konutu söz konusu olduğunda bu özgürlüğü kırar: malik eş, diğer eşin açık rızası olmadan aile konutunu satamaz, devredemez, üzerinde ipotek tesis edemez veya kira sözleşmesini feshedemez. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, kuralı aşan işlem geçersiz sayılır. Rızası alınmayan eş, tapuyu iptal ettirerek konutu eski malik eş adına tescil ettirebilir.

Önemli Uyarı: Tapu Kimin Adına Olursa Olsun

Aile konutu koruması, taşınmazın hangi eşin adına kayıtlı olduğuna bakmaksızın uygulanır. Satan eşin adına kayıtlı olsa bile, konutun fiilen aile konutu olarak kullanılıyor olması koruma için yeterlidir. Üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmaması dahi bu korumayı ortadan kaldırmaz.

Aile Konutu Kavramı ve Kapsamı

Aile konutunun tanımı TMK m.194’ün gerekçesinde yapılmıştır: eşlerin ve varsa çocuklarının tüm yaşam faaliyetlerini sürdürdüğü, günlük hayatın merkezi olan mekândır. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı, yazlık, yayla evi, ikinci konut ya da tatil amaçlı taşınmazları aile konutu kabul etmez. Koruma, ailenin düzenli ikametgâhı olarak kullandığı tek bir konut için geçerlidir.

Aile Konutu Sayılan Yerler

  • Eşlerin ikametgâh olarak kullandığı asıl konut
  • Nüfus ve abonelik kayıtlarında belirtilen ev
  • Çocukların okula gittiği, eşlerin birlikte yaşadığı konut
  • Tapu kimin adına olursa olsun fiilen oturulan yer

Aile Konutu Sayılmayan Yerler

  • Yazlıklar ve yayla evleri
  • Kiraya verilen, boş tutulan konutlar
  • Hafta sonu kullanılan ikincil taşınmazlar
  • Yatırım amacıyla alınıp ikamet edilmeyen daireler

Rıza Nasıl Verilir?

  • Kanun açık bir geçerlilik şekli öngörmemiştir
  • Sözlü rıza da hukuken geçerlidir
  • Noterden verilen yazılı muvafakat ispat açısından en güvenli yoldur
  • Rızanın varlığını ispat yükü satıcı eşe aittir

TMK Madde 194 — Aile Konutu

“Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.”

“Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.”

“Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.”

Aile Konutu Şerhi Olmasa da Dava Açılır Mı?

Uygulamada en sık duyulan yanlış bilgi, tapuda aile konutu şerhi bulunmadığı için davanın açılamayacağıdır. Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatları bu yanlışı açıkça çürütmüştür. Aile konutu şerhi, koruyucu bir etki doğuran değil, var olan aile konutu vasfını açıklayan nitelikte bir kayıttır. Yani koruma şerhten değil, konutun fiilen aile konutu olmasından kaynaklanır.

Hukuki Sonuç

Tapuda aile konutu şerhi bulunmasa bile, konut fiilen aile konutu vasfı taşıyorsa eşin açık rızası olmadan yapılan satış geçersizdir. Rızası alınmayan eş, aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davası açabilir. Şerh olmaması hak kaybına yol açmaz; yalnızca üçüncü kişinin iyiniyet savunmasına karşı ispat yolunu açık tutar.

Şerhin rolü farklıdır: taşınmazı satın alan üçüncü kişi, TMK m.1023 kapsamında tapu kaydına iyiniyetle dayanarak kazanım elde ettiğini ileri sürebilir. Ancak Yargıtay kararları, konutun aile konutu olduğunun fiili olarak anlaşılabileceği durumlarda (aynı adreste eşin ikamet kaydı bulunması, abonelik bilgileri, komşu beyanları) üçüncü kişinin iyiniyetinin kabul edilmediğini göstermektedir. Şerh düşülmüşse iyiniyet savunması zaten peşinen reddedilir.

Tapu İptal ve Tescil Davası: Adım Adım Süreç

Eşinden habersiz satış yapıldığını öğrenen eşin başvuracağı asıl hukuki yol, aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu davanın doğru yürütülebilmesi için sürecin aşamalarını ve usul kurallarını bilmek gerekir.

  1. Delil toplama: Konutun aile konutu olduğunu ispatlayan nüfus kayıt örneği, ikametgâh belgesi, elektrik-su-doğalgaz abonelik kayıtları, okul kayıtları ve varsa komşu tanık beyanları derlenir.
  2. Tapu kayıt araştırması: Tapu Müdürlüğünden taşınmazın güncel kaydı, takyidat durumu ve satış işleminin tüm evrakı istenir. Taşınmaz zincirleme birden fazla kişiye satılmışsa tüm halkalar çıkarılır.
  3. Dava dilekçesinin hazırlanması: Satış işleminin geçersizliği, tapunun iptali ve önceki malik eş adına tescil talepleri gerekçelendirilerek dilekçe hazırlanır. Aynı dilekçede ihtiyati tedbir talebi de yer alır.
  4. Davalı tarafların belirlenmesi: Davada hem satıcı eş hem de taşınmazı devralan üçüncü kişi zorunlu dava arkadaşı olarak gösterilir. Taşınmaz başka birine satılmışsa o da davaya katılır.
  5. İhtiyati tedbir talebi: Dava süresince taşınmazın yeniden devredilmesini önlemek için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması talep edilir.
  6. Yargılama: Aile Mahkemesi, tarafları dinler, tanıkları çağırır ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır. Üçüncü kişinin iyiniyeti ve eşin açık rızasının varlığı değerlendirilir.
  7. Karar ve tescil: Mahkeme davayı kabul ederse satış işlemi geçersiz sayılır, tapu iptal edilir ve taşınmaz önceki malik eş adına yeniden tescil olur. Karar kesinleştiğinde Tapu Sicil Müdürlüğü aracılığıyla uygulamaya geçer.

HMK Madde 12 — Yetkili Mahkeme

“Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.”

Zamanaşımı ve 10 Yıl Kuralı

Aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davası için Türk Medeni Kanunu’nda özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Buna rağmen, süre bakımından dikkat edilmesi gereken kritik bir kural vardır: TMK m.712’de düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı.

TMK Madde 712 — Olağan Kazandırıcı Zamanaşımı

“Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.”

Bu madde uyarınca, aile konutunu satın alan üçüncü kişi iyiniyetli olarak 10 yıl süreyle aralıksız, davasız ve çekişmesiz biçimde zilyet sıfatıyla taşınmazı elinde tutarsa mülkiyet hakkını kesin olarak kazanır. Bu süre dolduktan sonra aile konutuna dayalı dava açılamaz. Bu nedenle eşten habersiz satış öğrenildiği anda dava süreci en kısa sürede başlatılmalıdır.

Pratik Tavsiye

Öğrenme anından itibaren gecikmek, sadece kazandırıcı zamanaşımı riski doğurmaz; üçüncü kişinin taşınmaz üzerinde fiziki ve hukuki değişiklikler yapması (tadilat, yeniden satış, ipotek verme) durumunda eski hâline iade güçleşir. İlk adım olarak tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi düşürülmelidir.

Araba, Arsa, Yazlık Habersiz Satılırsa Ne Olur?

Habersiz satılan mal aile konutu değilse, hukuki rejim tamamen farklıdır. TMK m.193’ün genel kuralı devreye girer ve eşler birbirlerinden bağımsız olarak üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapabilir. Dolayısıyla evlilik sırasında alınmış bir arabanın, arsanın, yazlığın ya da hisse senedinin malik eş tarafından rıza alınmadan satılması geçerli bir işlemdir ve tapu iptal ve tescil davası açılamaz. Ancak bu durum, mağdur eşin hukuken korumasız kaldığı anlamına gelmez.

Edinilmiş mallara katılma rejimine (2002 sonrası evliliklerde yasal rejim) tabi olan çiftlerde, boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi sona erer ve mal rejiminin tasfiyesi gündeme gelir. Habersiz satılan ve bedeli kaçırılan mallar, hiç satılmamış gibi kabul edilerek eklenecek değer olarak hesaba katılır. Yani mağdur eş, satılmış olsa bile o malın boşanma tarihindeki değeri üzerinden katılma alacağı talep edebilir.

Satılan Mal Türü Satışın Geçerliliği Açılacak Dava Talep Edilecek Sonuç
Aile konutu Geçersiz Tapu iptal ve tescil davası Satışın iptali, tapunun eski malik adına tescili
Aile konutu dışındaki taşınmaz (yazlık, arsa, dükkan) Geçerli Katılma alacağı ve/veya değer artış payı Satılan malın değerinin paylaşım hesabına eklenmesi
Araba, motosiklet Geçerli Katılma alacağı Satış bedelinin “eklenecek değer” olarak hesaplanması
Banka hesabı, birikim Geçerli Katılma alacağı Çekilen tutarın mal rejimi tasfiyesine eklenmesi
Üçüncü kişiye muvazaalı devir Muvazaa ispatlanırsa geçersiz Muvazaa nedeniyle tapu iptal davası Devrin muvazaalı olduğunun tespiti, tapu iptali

Eşten Mal kaçırma amacıyla yapılan satışlar, aynı zamanda boşanma davasında güven sarsıcı davranış olarak kusur kabul edilir. Yargıtay kararları, habersiz kredi çekme, araba satma, banka hesabını boşaltma gibi eylemleri sadakat yükümlülüğüne aykırı kusurlu davranış sayar. Bu durum, mağdur eşin maddi ve manevi tazminat talep edebilmesine zemin hazırlar.

Mal Kaçırmayı Önleme: İhtiyati Tedbir ve TMK 199

Hukuk mücadelesinin en etkili yolu, zararı oluştuktan sonra geri kazanmak değil, henüz oluşmadan önlem almaktır. Türk hukuku, mal kaçırma şüphesi taşıyan eş için birkaç güçlü mekanizma sunar.

Aile Konutu Şerhi (TMK m.194)

Malik olmayan eş, tapu müdürlüğüne başvurarak aile konutu şerhini tek başına işletebilir; ayrı bir dava açmasına gerek yoktur. Başvuruda ikametgâh ve abonelik kayıtları sunulur. Şerh işlendikten sonra eş, rıza olmadan satış, devir veya ipotek yapamaz.

Tasarruf Yetkisi Sınırlandırması (TMK m.199)

Sadece konut değil, araç, banka hesabı, arsa ve diğer taşınmazlar dahil tüm malvarlığı üzerindeki tasarruflar için hâkim kararıyla rıza şartı getirilebilir. Hâkim re’sen tapu kütüğüne şerh işletir.

İhtiyati Tedbir (HMK m.389 vd.)

Boşanma ya da mal rejimi tasfiyesi davası açılırken tapu kaydına, araç ruhsatına, banka hesaplarına ve şirket paylarına ihtiyati tedbir konularak satış ve devir fiili olarak engellenir. Aciliyet söz konusuysa karşı taraf dinlenmeden tedbir kararı verilebilir.

TMK Madde 199 — Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması

“Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.”

“Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar verir.”

Yargıtay Kararlarında Durum

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2021/3464 E. 2021/6355 K. sayılı kararı, aile konutu şerhi kurucu değil açıklayıcı niteliktedir ilkesini pekiştirmiştir. Karara göre tapuda şerh bulunmasa bile konut aile konutu vasfı taşıyorsa, malik olan eşin diğer eşin açık rızası alınmadan yaptığı devir işlemi emredici hüküm gereği geçersizdir ve rızası alınmayan eş iptal davası açabilir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/4189 E. 2017/2780 K. sayılı kararı ise önemli bir usul kuralını ortaya koyar: taşınmaz, rıza alınmadan satıldıktan sonra üçüncü kişi tarafından dördüncü bir kişiye devredilmişse, zincirleme tüm halkalardaki alıcıların davaya dahil edilmesi gerekir. Bu sağlanmazsa dava eksik hasımla görülmüş olur ve bozma konusu yapılır. Bu nedenle tapu kayıt araştırması dava öncesi en kritik aşamadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2021/1737 E. 2021/5563 K. sayılı kararı ise rıza ispatının kime düştüğünü netleştirir: açık rızanın varlığını ispat yükü, aile konutu üzerinde tasarrufta bulunan malik eşe aittir. Rızası alınmayan eşin, rızasının olmadığını ispat etmesi gerekmez.

İzmir’de Habersiz Ev Satışı Davaları

İzmir Aile Mahkemeleri, aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davalarında yoğun bir iş yüküne sahiptir. Özellikle Karşıyaka, Bornova, Buca, Çiğli, Konak ve Gaziemir ilçelerinde bulunan taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıklar sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardandır. İzmir’de dikkat edilmesi gereken birkaç pratik nokta bulunur.

İlk olarak, HMK m.12 kapsamında yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan taşınmaz İzmir’de ise dava mutlaka İzmir Aile Mahkemelerinde açılır; eşlerin ikametgâhı başka şehirde olsa bile bu kural değişmez. İkinci olarak, İzmir Tapu Müdürlüklerine yapılacak aile konutu şerhi başvurusunda nüfus kayıt örneği, ikametgâh belgesi ve abonelik kayıtları sunulması yeterlidir; başvuru için dava açılmasına gerek yoktur ve işlem genellikle aynı gün sonuçlanır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü sitesinden güncel belge listesine ve başvuru rehberine ulaşılabilir.

İzmir pratiğinde, aile konutuna dayalı tapu iptal davası açılırken aynı dilekçede ihtiyati tedbir talep edilmesi, yargılama süresince taşınmazın bir üçüncü kişiye daha devredilmesini önleyen hayati bir adımdır. Tedbir kararı alındığında İzmir Tapu Müdürlüğü nezdinde tedbir şerhi işlettirilir ve satış yasağı kayıt altına alınır. Aciliyet söz konusuysa nöbetçi aile mahkemesinden karşı taraf dinlenmeden ihtiyati tedbir talep edilebilir. Resmi başvuru ve dava süreçlerine ilişkin genel bilgilere T.C. Adalet Bakanlığı resmi sitesinden erişilebilir.

İzmir’de Aile Konutu Davaları İçin Kritik Uyarılar

  • Taşınmaz İzmir sınırlarındaysa dava kesin olarak İzmir Aile Mahkemesinde açılır
  • Aile konutu şerhi için İzmir Tapu Müdürlüğüne başvuru tek başına yapılabilir
  • Öğrenme anından itibaren kazandırıcı zamanaşımı süresi işlemeye devam eder
  • İhtiyati tedbir, yeniden devri ve ipotek tesisini önlemek için ilk adımdır
  • Zincirleme satışlarda tüm ara malikler davalı olarak gösterilmelidir

İzmir Aile ve Boşanma Hukuku Uzmanı

Aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davalarında, İzmir Aile Mahkemelerinde yılların deneyimiyle davanın her aşamasında hukuki destek almak için Avukat Melisa Ezgi Aslan ile iletişime geçebilirsiniz.

İzmir Boşanma Avukatı

Sıkça Sorulan Sorular

Tapuda aile konutu şerhi yoksa eşim evi satarsa ne yapabilirim?

Tapuda şerh bulunmasa bile konut fiilen aile konutu olarak kullanılıyorsa eşinizin rızasız satışı geçersizdir. Aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davası açarak evi eski malik eş adına geri tescil ettirebilirsiniz. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları bu yöndedir. İspatta nüfus kayıtları, ikametgâh belgesi, elektrik-su-doğalgaz abonelik kayıtları ve tanık beyanları kullanılır.

Eşim evi sattı, alıcı kötüniyetli değildi. Yine de evi geri alabilir miyim?

Evet, alabilirsiniz. Aile konutu koruması, alıcının iyiniyetli olup olmamasından bağımsız olarak uygulanır. Kanun, ailenin korunmasını üçüncü kişinin iyiniyetinden üstün tutmuştur. Ancak iyiniyetli alıcı, aldığı bedeli satıcı eşten geri talep etme hakkına sahiptir. Tapuda aile konutu şerhi varsa, alıcı iyiniyet savunmasını hiç ileri süremez.

Eşim habersiz arabayı sattı. Ev değil arabayım, ne yapabilirim?

Araba aile konutu kapsamında olmadığından satışın iptali için tapu iptal tarzı bir dava açılamaz. Ancak araç evlilik süresince edinilmişse edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamındadır. Boşanma davası açıldığında mal rejiminin tasfiyesi sürecinde aracın satış bedeli “eklenecek değer” olarak hesaba katılır ve katılma alacağı talebinizde bu tutar üzerinden hakkınızı alabilirsiniz. Ayrıca habersiz satış, boşanma davasında kusur olarak değerlendirilebilir.

Aile konutuna dayalı tapu iptal davasının süresi ne kadardır?

Kanunda özel bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı süresi yoktur. Ancak TMK m.712 kapsamındaki 10 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresine dikkat edilmelidir. Taşınmazı iyiniyetle satın alan üçüncü kişi 10 yıl boyunca aralıksız zilyet olursa mülkiyet hakkını kesin olarak kazanır ve dava açılamaz hale gelir. Satışı öğrendiğiniz anda dava sürecini başlatmak en güvenli yaklaşımdır.

Dava kimler aleyhine açılır?

Dava hem evi satan eş hem de evi satın alan üçüncü kişi aleyhine birlikte açılır. Bunlar zorunlu dava arkadaşıdır. Eğer taşınmaz ilk alıcıdan başkasına devredilmişse zincirdeki tüm malikler davaya dahil edilmelidir. Yargıtay kararları, eksik hasım durumunda davanın usulden bozulacağını açıkça ortaya koyar. Bu nedenle dava öncesi tapu kayıt araştırması yapılmalıdır.

Hangi mahkeme görevli ve yetkilidir?

Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir ve bu yetki kesindir. Taşınmaz İzmir’de ise dava mutlaka İzmir Aile Mahkemelerinde açılır; eşlerin ikametgâhı başka şehirde olsa dahi bu kural değişmez. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapar.

Aile konutu şerhini nasıl ve ne zaman koydurabilirim?

Aile konutu şerhi için dava açmanıza gerek yoktur. İzmir’deki tapu müdürlüğüne doğrudan başvurup nüfus kayıt örneği, ikametgâh belgesi ve abonelik kayıtlarını sunmanız yeterlidir. Şerh genellikle aynı gün işletilir. Şerhi mümkün olan en erken aşamada, boşanma sürecinin öncesinde ya da dava açıldığı anda işletmeniz önemlidir; zira şerh işlendikten sonra eşiniz rızanız olmadan evi satamaz.

Eşim rızamı aldığını söyleyerek sözlü rıza verdiğimi iddia ediyor. Ne olur?

TMK m.194 açık rıza için yazılı şekil öngörmemiştir; sözlü rıza da geçerlidir. Ancak rızanın varlığını ispat yükü, tasarrufta bulunan satıcı eşe aittir. Eşiniz sözlü rıza aldığını ispatlayamazsa davanın kabul edilme olasılığı yüksektir. Bu nedenle uygulamada satış işlemleri öncesinde eşin noter tasdikli açık rızasının alınması yaygındır. Rızanın “açık” olması da ayrı bir şarttır; örtülü ya da ipoteğe verilen rızadan satışa rıza doğmaz.

Yazlık evi eşim habersiz sattı, bu da aile konutu koruması kapsamında mı?

Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadı uyarınca yazlık evler, yayla evleri ve ikinci nitelikteki konutlar aile konutu kapsamında değildir. Aile konutu koruması yalnızca eşlerin düzenli ikamet ettiği asıl konut için geçerlidir. Yazlık habersiz satılmışsa tapu iptali istenemez; ancak edinilmiş mal ise bedeli mal rejiminin tasfiyesinde “eklenecek değer” olarak hesaba katılır ve katılma alacağı talep edebilirsiniz.

Eşim evi sattı ama çocuklar halen o evde. Davada avantajım var mı?

Çocukların evde yaşıyor olması ve okul kayıtlarının o adreste bulunması, konutun aile konutu vasfını ispat açısından çok güçlü bir delildir. Mahkeme bu durumu dikkate alır. Ayrıca boşanma davası açılmışsa müşterek konut tahsisi (TMK m.169) kapsamında çocuklara ve velayet altındaki eşe konutun geçici olarak tahsisi de talep edilebilir. Çocukların menfaati her zaman öncelikli değerlendirilen bir unsurdur.

Eşten Habersiz Ev Satışıyla Karşı Karşıyaysanız

Aile konutuna dayalı tapu iptal ve tescil davalarında hak kaybı yaşamamak için hızlı hareket etmek ve doğru hukuki stratejiyi kurmak kritik öneme sahiptir. İzmir Aile Mahkemelerinde deneyim sahibi avukat kadrosuyla çalışan Avukat Melisa Ezgi Aslan’dan hukuki destek alabilirsiniz.

İzmir Boşanma Avukatı İle İletişime Geç

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir