Ceza Hukuku
Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Ele Geçirilmesi Suçu

“Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçu” ifadesi uygulamada sıkça KVKK ile birlikte anılsa da, bu suçun cezai dayanağı doğrudan KVKK değil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136‘dır. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesine göre 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur ve verilerin hukuka aykırı olarak alınması, başkasına verilmesi veya yayılması ile oluşur. KVKK ise ayrı ve tamamlayıcı bir çerçeve olarak, kişisel verilerin işlenmesi, korunması ve idari yaptırımlar bakımından uygulanır.

Suçun Unsurları ve Kapsamı

  • Suçun Konusu: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait her türlü bilgi (kişisel veri).
  • Seçimlik Hareketler: Veriyi ele geçirme, başkasına verme veya yayma.
  • Manevi Unsur: Suç genel kastla işlenir, failin merak etmesi veya özel bir amaç gütmesi suçu ortadan kaldırmaz.

Cezalar ve Artırım Nedenleri

  • Temel Ceza: Hukuka aykırı ele geçirme, verme veya yayma fiilleri için 2 ila 4 yıl hapis cezası öngörülür.
  • Nitelikli Hal (Artırım): Suçun kamu görevlisi tarafından yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır (3 yıldan 6 yıla kadar).
  • İdari Yaptırımlar: Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) tarafından veri güvenliği yükümlülüklerine uymayanlara ayrıca yüksek miktarlarda idari para cezaları kesilebilir.

Önemli Düzeltme: Bu Suç KVKK’da Değil, TCK’da Düzenlenmiştir

Konuya girmeden önce sık yapılan bir karışıklığı netleştirmek gerekir: “kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçu” ifadesi uygulamada sık kullanılsa da, bu suçun ceza hukuku dayanağı doğrudan KVKK’da değil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136‘dadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ise esas olarak kişisel verilerin işlenmesi, korunması, silinmesi, veri sorumlusunun yükümlülükleri ve idari yaptırımlar bakımından çerçeve kanundur.

Kanun İşlevi
KVKK (6698 sayılı) İdari/uyum/koruma rejimi: veri işleme ilkeleri, aydınlatma, açık rıza, idari para cezaları
TCK m. 136 Ceza suçu: hukuka aykırı verme, yayma veya ele geçirme
TCK m. 135, 137, 138 Bağlantılı ceza hükümleri: kaydetme, nitelikli haller, yok etmeme

Bu ayrımın doğru anlaşılması hem doğru hukuki dayanağın kullanılması hem de savunma veya şikayet stratejisinin doğru kurulması bakımından belirleyicidir.

TCK 136: Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu Nedir?

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 136

Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suç sadece “veri sızdırma” ile sınırlı değildir; bir veriyi hukuka aykırı şekilde edinmek, başkasına aktarmak veya yaymak da bu suç kapsamına girer. Suçun koruduğu temel değerler kişisel verilerin gizliliği, özel hayatın korunması, veri sahibinin bilgi üzerindeki kontrol hakkı ve kişilik hakkıdır. Yargıtay’a göre bu suç, herhangi bir zarar meydana gelmesini gerektirmeyen soyut tehlike suçu niteliğindedir; seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirilmesi yeterlidir.

Suçun Unsurları

Fail Kim Olabilir?

Herkes olabilir. Yalnızca kamu görevlisi değil, özel kişi de bu suçu işleyebilir.

Mağdur Kimdir?

Kişisel verisi hukuka aykırı olarak verilen, yayılan veya ele geçirilen gerçek kişidir.

Fiil Nedir?

Üç alternatif (seçimlik) davranıştan biri yeterlidir: vermek, yaymak veya ele geçirmek.

Hukuka Aykırılık Şartı

Fiilin hukuka uygun bir sebebe (açık rıza, kanuni yükümlülük, mahkeme/kurum talebi gibi) dayanmaması gerekir.

Kast

Suç kasten işlenebilir. Failin veriyi hukuka aykırı olarak verdiğini, yaydığını veya ele geçirdiğini bilmesi ve istemesi gerekir.

TCK 135 ile TCK 136 Arasındaki Fark

Bu ayrım çok önemlidir ve uygulamada sık karıştırılır:

Madde Ne Düzenler Örnek
TCK m. 135 Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi; veri ilk kez hukuka aykırı biçimde sisteme alınır Bir çalışanın sağlık bilgisini yetkisiz veri tabanına kaydetmek
TCK m. 136 Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi; veri zaten mevcutken aktarımı/edinimi söz konusudur Bu sağlık bilgisini üçüncü kişiye göndermek veya sızdırmak

Kişisel Veri Nedir? Hangi Bilgiler Kapsama Girer?

Yargıtay 12. Ceza Dairesi Tanımı (Yerleşik İçtihat)

“Kişisel veri” kavramından, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi diğer bireylerden ayıran ve niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir (nüfus bilgileri, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, e-posta adresi, sağlık bilgileri, etnik köken, siyasi/dini görüş, sendikal bağlantı gibi). Ancak herkes tarafından bilinen ve kolaylıkla ulaşılması mümkün olan bilgiler, yasal anlamda kişisel veri olarak değerlendirilemez.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre, kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemeler yalnızca sır niteliğindeki verileri değil, gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgiyi kapsar. Bununla birlikte maddenin kapsamının amaçlanandan fazla genişletilmemesi için, somut olayın özellikleri titizlikle değerlendirilmeli, hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığı ve failin hukuka aykırı hareket ettiğini bilip bilmediği ayrıca tespit edilmelidir.

Özel Hayata İlişkin Görüntü/Ses Neden TCK 136 Kapsamında Değildir?

Bir özel hayat görüntüsünün veya sesinin kişisel veri olduğunda kuşku yoktur ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu tür görüntü ve sesler TCK m. 136 kapsamında değil, TCK m. 134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir. Kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün bilgisi dışında kayda alınması TCK m. 134/1’in ikinci cümlesinde, rızası dışında ifşa edilmesi ise TCK m. 134/2’de düzenlenmiştir. Buna karşılık, kişinin günlük yaşamına ait, özel alanına girmeyen (örneğin günlük kıyafetle, kamuya açık bir ortamda çekilmiş) bir fotoğrafının izinsiz paylaşılması, TCK m. 136 kapsamında kişisel verileri yayma suçunu oluşturur.

Bu ayrım pratikte çok belirleyicidir: aynı görünen bir “fotoğraf paylaşma” eylemi, fotoğrafın özel yaşam alanına ilişkin olup olmadığına göre iki farklı suça (TCK 134 veya TCK 136) girebilir.

Verinin Önce “Kaydedilmiş” Olması Şartı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre, kişisel verilerin “verildiği”, “yayıldığı” veya “ele geçirildiği”nin kabul edilebilmesi için, verilerin kaydedilmiş halde bulunması ve kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekir. Verinin üzerinde yazılı olduğu belgenin alınması, taşınabilir belleğe/CD’ye aktarılması gibi işlemler “ele geçirme” kapsamında değerlendirilebilir. Kişisel verinin kaydedilmeden önce yalnızca öğrenilmesi veya duyu organlarıyla vakıf olunması ise TCK m. 136 değil, TCK m. 134 kapsamında değerlendirilir.

Hangi Durumlar Bu Suça Örnek Olabilir?

  • Bir kişinin TC kimlik numarasını, telefonunu veya adresini izinsiz paylaşmak,
  • Hasta kayıtlarını üçüncü kişilere göndermek,
  • Çalışanın özlük bilgilerini yetkisiz kişilerle paylaşmak,
  • Müşteri veri tabanını kopyalayarak rakibe vermek,
  • Telefon rehberi, banka bilgileri, sağlık verileri, konum verisi gibi bilgileri hukuka aykırı şekilde elde etmek,
  • Sosyal medyada bir başkasına ait kişisel verileri yaymak,
  • İşverenin çalışan verilerini yetkisiz şekilde dışarı aktarması.

Nitelikli Haller: Kamu Görevlisi ve Meslek/Sanat Kolaylığı

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 137

Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu iki nitelikli halde ceza 3 yıldan 6 yıla kadar hapis olarak uygulanır. Örnekler arasında bir memurun görev erişimini kullanarak veri sızdırması veya doktor, avukat, muhasebeci, banka çalışanı gibi mesleki erişim avantajına sahip kişilerin bu avantajı kötüye kullanması sayılabilir.

"Merak Saiki" Savunması İşe Yarar mı?

“Merak Saiki” Savunması İşe Yarar mı?

“Merak Saiki” Savunması İşe Yarar mı?

Uygulamada sık ileri sürülen bir savunma, failin veriyi “sadece merak ettiği için” incelediği iddiasıdır. Ancak Yargıtay kararlarına göre bu savunma tek başına suçu ortadan kaldırmaz. Asıl belirleyici olan, failin görev yetkisini kötüye kullanıp kullanmadığı ve verilere erişimin hukuka aykırı olup olmadığıdır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/5426 K.

Kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresiyle sisteme giriş yapan bir kamu görevlisinin, İçişleri Bakanı’nın hemşehrisi olup olmadığını merak edip keyfi ve usulsüz sorgulama yaparak bakana ait nüfus ve adres bilgilerine erişmesi, görevin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle TCK m. 136 ve 137/1-a kapsamında suç oluşturduğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2016/5860 K. (Karşıt Örnek)

Basın haberlerinin doğruluğunu araştırmak ve gerektiğinde amirlerine bilgi vermek amacıyla, kendilerine verilen şifreleri kullanarak bir kişinin yurda giriş-çıkış bilgilerini sorgulayan ve bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşmadığı anlaşılan kamu görevlileri hakkında, hukuka aykırı hareket ettikleri bilinciyle davranmadıkları gerekçesiyle beraat kararı verilmesi isabetli bulunmuştur.

Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde, “merak saiki” iddiasının sonucu, somut olayda yetkinin kötüye kullanılıp kullanılmadığına, erişimin keyfi olup olmadığına ve verinin üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığına göre değişmektedir. Tek başına “merak ettim” savunması otomatik beraat sağlamaz.

Cezanın Ertelenmesi, Adli Para Cezası, HAGB

Kişisel verileri ele geçirme, yayma veya başkasına verme suçunun hapis cezası, belli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilmesi de mümkündür; sanığın belirlenen denetim süresini kurallara uygun geçirmesi halinde ceza hiçbir sonuç doğurmadan ortadan kalkar. Aynı şekilde hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi de somut olayın koşullarına göre mümkündür.

Şikayete Tabi midir? Zamanaşımı

Bu suç kural olarak şikayete tabi değildir. Kamu düzenini ilgilendiren nitelikte olduğundan savcılık tarafından re’sen soruşturulabilir. Uygulamada delil sunulması ve ihbar/şikayet başvurusu soruşturmanın başlamasını kolaylaştırır. Suçun dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

KVKK ile İlişkisi: İdari Yaptırım da Aynı Anda Uygulanabilir mi?

KVKK, bu suçun doğrudan ceza maddesi değildir ancak veri güvenliği ve hukuka uygun işleme bakımından temel çerçeveyi çizer. KVKK m. 4 kişisel verilerin işlenmesinde uyulması gereken ilkeleri (hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk, doğruluk, belirli ve meşru amaç, ölçülülük, süre sınırlılığı) sayar; m. 12 veri sorumlusuna hukuka aykırı erişime karşı koruma yükümlülüğü yükler; m. 7 ve m. 11 ise verinin silinmesi/yok edilmesi ve ilgili kişinin taleplerini düzenler.

KVKK’ya aykırılık her zaman ceza suçu doğurmaz fakat çoğu zaman TCK m. 135 ve 136 açısından da risk yaratır. Yani aynı olay hem KVKK idari/uyum ihlali hem de ceza hukuku suçu olabilir; Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararlarında, veri sorumlusuna idari para cezası verilirken şikayetçiye ayrıca TCK m. 136 hakkında bilgi verildiği örnekler görülmektedir.

Delil Olarak Neler Önemlidir?

  • Ekran görüntüleri,
  • E-posta kayıtları,
  • WhatsApp / SMS / mesaj kayıtları,
  • Sunucu logları ve erişim kayıtları,
  • Tanık beyanları,
  • Veri sızdırma raporları,
  • KVKK başvuruları ve cevapları,
  • Kurum içi yazışmalar,
  • Bilirkişi raporu.

Bu suçlarda dijital delil çok önemlidir; delilin kaynağı, zaman damgası ve bütünlüğü ayrıca değerlendirilmelidir.

Veri Sahibinin Ceza Dışındaki Diğer Hakları

Ceza soruşturmasından bağımsız olarak veri sahibi şu yolları da kullanabilir:

  • KVKK m. 11 kapsamında veri sorumlusuna başvuru,
  • Veri silme/yok etme talebi,
  • Zararın giderilmesini isteme,
  • Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na başvuru,
  • Gerekiyorsa maddi ve manevi tazminat davası.

Ceza davası ile KVKK başvurusu birbirini dışlamaz; birlikte yürütülebilir.

Konuya İlişkin Diğer Yargıtay Kararları

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/1485 E., 2024/2148 K.

Vekilliğini üstlendiği davada müvekkilinin temin ettiği hastane kayıtlarını dosyaya delil olarak sunan avukat hakkında, suç işleme kastıyla hareket etmediği ve dosyaya sunulan evrakın delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/16760 K.

Bir kişinin WhatsApp profil fotoğrafını, ayrı bir boşanma davasında ilişki iddiasını ispatlama amacıyla kaydetmesi ve yanlışlıkla ilgili kişiye göndermesi olayında, somut koşullar değerlendirilerek beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2016/4849 K.

Dolandırıcılık amacıyla adres ve banka hesap numarası gibi kişisel verilerin ele geçirilmesinde, verenin iradesinin fesada uğratılmış olması nedeniyle bu ele geçirmenin hukuka uygun kabul edilemeyeceği ve TCK m. 136 kapsamında soruşturma yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/9946, K. 2025/3788

Erişim engeli bulunan bir internet sitesinden, özel bir çaba göstermeksizin (VPN ile) elde edilen ve o sitede zaten yayınlanmış bir telefon numarasının aranması olayında, hukuka aykırı bir ele geçirme bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı isabetli bulunmuştur.

Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, yayılması veya başkasına verilmesi iddiasıyla karşı karşıyaysanız, doğru suç vasfının (TCK 134, 135 veya 136) belirlenmesi savunma stratejinizi doğrudan etkiler.

İzmir Ceza Avukatı

Sık Sorulan Sorular

Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi suçu KVKK’da mı düzenlenmiştir?

Hayır. Suçun ceza hukuku dayanağı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136’dır. KVKK ise idari/uyum boyutunu (veri işleme ilkeleri, aydınlatma, idari para cezaları) düzenler.

Özel hayata ilişkin bir fotoğrafı yaymak hangi suçu oluşturur?

TCK m. 136’yı değil, TCK m. 134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Özel yaşam alanına girmeyen (kamuya açık, günlük) fotoğrafların izinsiz paylaşılması ise TCK m. 136 kapsamında değerlendirilir.

Sadece “merak ettiğim için baktım” demek beraat sağlar mı?

Hayır, tek başına yeterli değildir. Belirleyici olan, erişimin görev yetkisinin kötüye kullanılması yoluyla mı yapıldığı, keyfi olup olmadığı ve verinin üçüncü kişilerle paylaşılıp paylaşılmadığıdır.

Bu suç şikayete tabi midir?

Hayır, şikayete tabi değildir; savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma başlatabilir. Dava zamanaşımı 8 yıldır.

Aynı olay hem KVKK idari para cezasına hem ceza davasına konu olabilir mi?

Evet. KVKK’ya aykırılık idari yaptırım doğurabileceği gibi, aynı olay TCK m. 135 veya 136 kapsamında ayrıca ceza soruşturmasına da konu olabilir; ikisi birbirini dışlamaz.

Yazar Hakkında

Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 135, 136, 137, 138 ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 4, 7, 11, 12 hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi, yayılması veya başkasına verilmesi suçu hakkında detaylı ve dosyanıza özel bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.

Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde kişisel verilerin korunması, bilişim suçları ve ceza hukuku alanlarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kartal Avukat Kripto Para Avukatı