Kat Karşılığı İnşaatta Müteahhit Gecikmesi ve Haklarınız
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin (yüklenicinin) inşaatı süresinde tamamlayıp teslim etmemesi durumunda, arsa sahibinin Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında seçimlik ve yenilik doğuran yasal hakları bulunmaktadır.
Arsa Sahibinin Hakları
- Aynen İfa ve Gecikme Tazminatı: Arsa sahibi, inşaatın tamamlanmasını (aynen ifa) ve gecikilen süre için kira kaybı gibi gecikme tazminatını isteyebilir.
- Kira Yardımı / Mahrumiyeti: Sözleşmede özel bir hüküm olmasa dahi, bağımsız bölümün geç tesliminden doğan fiili kira zararı müteahhitten talep edilebilir.
- Sözleşmeden Dönme (Fesih): Süresinde bitirilemeyeceği açıkça anlaşılan veya temerrüde (gecikmeye) düşülen hallerde arsa sahibi sözleşmeyi feshedebilir. Dönme hakkı kullanıldığında taraflar verdiklerini geri alır.
- Cezai Şart: Sözleşmede kararlaştırılmışsa, gecikilen her gün veya ay için cezai şart (ceza ismiyle para) talep edilebilir.
- Müspet Zararın Tazmini: İfadan vazgeçilerek sözleşmenin ihlalinden doğan müspet zarar (sözleşmenin gereği gibi icra edilmemesinden kaynaklanan tüm ekonomik kayıp) istenebilir.
Bu Yazıda Neler Var
- Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki niteliği
- Şekil şartı: neden noterde düzenleme şeklinde yapılmalı?
- Müteahhidin gecikmesi ne demektir?
- Arsa sahibinin hakları
- İhtar çekmek zorunlu mu? Hangi hallerde gerekmez?
- Sözleşmeden dönme mi, fesih mi? Kritik bir ayrım
- Fesih için neden mahkeme kararı gerekir?
- Az iş kalmışsa fesih istenebilir mi? Dürüstlük kuralı sınırı
- İnşaat seviyesine göre tasfiye nasıl yapılır?
- Arsa sahibi de temerrüde düşebilir mi?
- Tapu devri yapılmışsa ne olur?
- Cezai şart talebi
- İhtiyati tedbir talep edilebilir mi?
- Müteahhidin savunmaları neler olabilir?
- Arsa sahibi hangi davaları açabilir?
- Yargıtay kararları
- Pratik yol haritası
- Sık sorulan sorular
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 470
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, uygulamada “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” olarak da adlandırılır. Bu sözleşmede arsa sahibi, arsasının belirli paylarını veya bağımsız bölümlerini müteahhide devretmeyi; müteahhit ise buna karşılık binayı belirli bir sürede, belirli nitelikte ve projeye uygun şekilde inşa etmeyi üstlenir. Hukuki nitelik bakımından bu sözleşme, hem eser sözleşmesi hem de taşınmaz devri unsurları taşıyan karma nitelikli bir yapıya sahiptir. Bu nedenle gecikme hâlinde yalnızca inşaat hukukuna değil, aynı zamanda borçlar hukuku ve tapu hukukuna ilişkin sonuçlar da gündeme gelir.
Şekil Şartı: Neden Noterde Düzenleme Şeklinde Yapılmalı?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz mülkiyetinin devrini de içerdiğinden TBK m. 237 ve Noterlik Kanunu m. 60 ve 89 hükümleri gereğince noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Yalnızca noter huzurunda imza onaylatılması (onaylama şekli) yeterli değildir; kural olarak bu şekle uyulmadan yapılan sözleşme geçersizdir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.01.2013 tarihli, 2012/13-592 E., 2013/65 K. sayılı kararında, adi yazılı şekilde yapılan bir sözleşmede yüklenici inşaatı belirli bir seviyenin üzerinde tamamlamışsa, arsa sahibinin sonradan sözleşmenin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılacağı ve bu iddianın dikkate alınmayacağı kabul edilmiştir.
Bu nedenle sözleşmenin şekline uygun yapılıp yapılmadığı, gecikme uyuşmazlığından önce ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Şekil eksikliği bazı durumlarda ileri sürülemeyebilir.
Müteahhidin Gecikmesi Ne Demektir?
Gecikme, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin veya makul teslim süresinin aşılmasıdır. Bu gecikme farklı biçimlerde ortaya çıkabilir:
- İnşaatın henüz kaba aşamada kalması,
- İskân alınamaması,
- Bağımsız bölümlerin tamamlanmaması,
- Ortak alanların eksik bırakılması,
- Proje dışı ilerleme,
- Sözleşmede öngörülen tarihte teslim edilmemesi,
- Fiilî teslimin yapılamaması.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 117
Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak, borcun ifa günü sözleşmede belirlenmişse, borçlu, bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
Gecikmenin hukuken önemli olabilmesi için çoğu zaman teslim tarihinin sözleşmede açıkça belirlenmiş olması gerekir. Tarih açıkça kararlaştırılmışsa borçlu ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşebilir ancak uygulamada hak kaybı yaşamamak için çoğu zaman yine de ihtarname çekilmesi, temerrüdün açıkça ortaya konulması ve ispatlanabilir hale getirilmesi tavsiye edilir.
Arsa Sahibinin Hakları
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 479
Yüklenici, eseri kararlaştırılan zamanda teslim etmezse, iş sahibi, uygun bir süre vererek yükleniciyi temerrüde düşürebilir. Bu süre içinde de eserin teslim edilmemesi hâlinde, iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Ancak eserin teslimindeki gecikme, iş sahibi için eserin tesliminde yarar kalmaması sonucunu doğurmuşsa, iş sahibi süre vermeden sözleşmeden dönebilir.
A) İfayı İsteme
Arsa sahibi sözleşmenin tamamlanmasını, eksiklerin giderilmesini ve teslimi talep eder. İşin tamamlanmasına kısa süre kalmışsa veya gecikme kabul edilebilir ölçüdeyse tercih edilir.
B) Gecikme Zararının Tazmini
TBK m. 112 uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararlar; kira kaybı, finansman yükü, taşınma gideri, ek masraflar istenebilir.
C) Uygun Süre Verip Temerrüt Hükümlerini İşletme
TBK m. 479 ve m. 123 çerçevesinde yükleniciye uygun süre verilir; süre sonunda teslim yoksa sözleşmeden dönme hakkı doğabilir.
D) Sözleşmeden Dönme
Gecikme ağırsa, teslim yararı kalmamışsa veya kesin teslim tarihi belirlenmişse arsa sahibi sözleşmeden dönebilir; taraflar aldıklarını iade yükümlülüğüyle karşılaşır.
E) Cezai Şart Talebi
Sözleşmede gecikme cezası, aylık kira tazminatı veya cezai şart varsa bu da talep edilebilir; ancak sözleşme hükmünün açık olması gerekir.
İhtar Çekmek Zorunlu mu? Hangi Hallerde Gerekmez?
Çoğu durumda evet. 6098 Sayılı TBK m. 479 ve m. 123 birlikte değerlendirildiğinde, iş sahibi kararlaştırılan teslim zamanında eser teslim edilmezse, yükleniciyi temerrüde düşürmek için uygun bir süre vererek ihtar çekebilir. İhtarda genellikle şu unsurlar bulunmalıdır: sözleşmenin tarihi ve konusu, teslim edilmesi gereken bağımsız bölümler, gecikmenin hangi noktada başladığı, müteahhide verilen uygun süre, süre sonunda ifa edilmezse dönülüp fesih hakkının kullanılacağı ve gecikmeden doğan zararların saklı tutulduğu.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 124
Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya davranışlarından süre verilmesinin yararsız olduğu anlaşılırsa borçlunun temerrüdü yüzünden borcun ifasında belirlenen yararın ortadan kalkacağı anlaşılırsa; borcun ifası için belirlenen süre borçlunun temerrüde düşeceği tarih olarak sözleşmeyle belirlenmişse; borcun ifası kesin ve kendiliğinden sona eren bir sürede yerine getirilecekse, uygun süre verilmesine gerek yoktur.
Bu istisnai hallerde arsa sahibi süre vermeden de sözleşmeden dönme yoluna gidebilir; ancak bu istisnalar dar yorumlanmalıdır.
Sözleşmeden Dönme mi, Fesih mi? Kritik Bir Ayrım
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde uygulamada bu iki kavram sık karışır. Dönme, geçmişe etkili olarak sözleşmenin sona ermesi sonucunu doğurur. Fesih ise kural olarak ileriye etkili sonuçlar doğurur. Eser sözleşmesinde gecikme nedeniyle hangi sonucun doğacağı, sözleşmenin niteliğine, ifa aşamasına, tarafların edimlerinin yerine getirilme seviyesine ve tapu devri yapılıp yapılmadığına göre değişir. “Feshettim” demekle “döndüm” demek aynı hukukî sonucu doğurmaz. Yanlış hukuki nitelendirme, davanın reddi veya talebin sınırlı kabulü sonucunu doğurabilir.

Fesih İçin Neden Mahkeme Kararı Gerekir?
Fesih İçin Neden Mahkeme Kararı Gerekir?
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde en kritik ve sıkça gözden kaçan nokta şudur: bu sözleşmeler tapuda arsa payı devrini de içerdiğinden, tek taraflı irade beyanıyla feshedilemez. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, karşı tarafın kabulü (iradelerin birleşmesi) veya bir mahkeme kararı ile mümkündür. Taraflardan biri feshi kabul etmiyorsa, fesih isteyen taraf mutlaka bir dava açmalı ve hâkimin fesih kararı vermesini sağlamalıdır; yalnızca ihtarname göndererek “sözleşmeyi feshettim” demek, tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Bu kural, sözleşmede arsa sahibine veya müteahhide tek taraflı fesih hakkı tanıyan bir madde bulunsa dahi geçerlidir; böyle bir madde, sözleşmeyi doğrudan ve otomatik olarak sona erdirmeye yetmez. İstisna, tarafların karşılıklı olarak fesihte anlaşması (ikale) halidir; örneğin arsa sahibinin fesih bildirimini müteahhidin kabul etmesi veya arsa sahibinin başka bir yüklenici ile yeni sözleşme yapması, iradelerin birleşmesi olarak kabul edilebilir.
Az İş Kalmışsa Fesih İstenebilir mi? Dürüstlük Kuralı Sınırı
Fesih hakkı sınırsız değildir. Uygulamada, inşaatın tamamlanmasına çok az iş kalmışsa, sözleşmenin feshi hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilir ve arsa sahibinin bu durumda işi kabul etmesi beklenir. Bu halde haklı sebeple fesih isteği kabul edilmez. Buna karşılık, inşaatın gerçekleşme seviyesine göre kalan süre içinde tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılıyorsa, sözleşmede öngörülen süre sonu beklenmeden de fesih yoluna gidilebilir. Bu husus genellikle bilirkişi raporuyla belirlenir.
İnşaat Seviyesine Göre Tasfiye Nasıl Yapılır?
Fesih kararı verildiğinde en önemli sonuç, tasfiyenin nasıl yapılacağıdır. Yargıtay, bu noktada inşaatın fiziki gerçekleşme oranını temel bir kriter olarak kabul eder:
- İnşaat seviyesi düşükse (belirli bir oranın altındaysa), kural olarak fesih geriye etkili sonuç doğurur. Taraflar aldıklarını karşılıklı olarak iade eder,
- İnşaat ileri bir seviyedeyse, mahkeme genellikle tarafların menfaat dengesini gözeterek tamamlanan kısmın değerlendirilmesine yönelik bir tasfiye yöntemi belirler.
Bu oranın ve tasfiye yönteminin tespiti, somut olayda bilirkişi incelemesini gerektirir.
Arsa Sahibi de Temerrüde Düşebilir mi?
Evet, bu husus sıkça göz ardı edilir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde borçlu temerrüdüne ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından TBK’daki genel temerrüt hükümleri uygulanır. Müteahhidin temerrüdünden söz edilebilmesi için öncelikle alacaklının (arsa sahibinin) kendisinin temerrüde düşmemiş olması gerekir. Örneğin arsa sahibinin inşaata ilişkin işlemlerin yürütülmesi için müteahhide gerekli vekâletnameyi vermemesi, vekâletnameyi azletmesi, kararlaştırılan aşamalarda taşınmaz payını devretmemesi veya işe fiilen engel olması gibi durumlarda, müteahhidin gecikmesi kendisine yüklenemeyebilir. Bu nedenle gecikme değerlendirmesinde, sorunun kimden kaynaklandığı dikkatle incelenmelidir.
Tapu Devri Yapılmışsa Ne Olur?
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibi çoğu zaman belli bir aşamada müteahhide tapu devri yapar. Müteahhit gecikmiş olsa bile daha önce devredilen payların akıbeti, sözleşmenin içeriğine, ifanın durumuna ve uyuşmazlığın niteliğine göre değerlendirilir. Bu noktada şunlar ayrıca incelenmelidir:
- Edimlerin karşılıklı ve eş zamanlı olup olmadığı,
- Tapu devrinin hangi şartla yapıldığı,
- İşin hangi seviyede kaldığı,
- Sözleşmede geri alma veya şartlı devir düzenlemesi bulunup bulunmadığı,
- Tapu devrinin hukuki sebebi.
Tapu devri, inşaatın belirli aşamalara ulaşması şartına bağlıysa ve müteahhit ciddi biçimde temerrüde düşmüşse, arsa sahibi tapu iptali, tescil düzeltimi veya iade taleplerini gündeme getirebilir ancak bu, her olayda otomatik değildir.
Cezai Şart Talebi
Sözleşmede gecikme cezası, aylık kira tazminatı, gecikme tazminatı veya cezai şart öngörülmüşse, arsa sahibi bunu da isteyebilir. Ancak cezai şartın talep edilebilmesi için sözleşme hükmünün açık olması gerekir; miktar veya hesaplama yöntemi belirsizse ihtilaf çıkabilir.
İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?
Evet, somut olayın özelliğine göre ihtiyati tedbir ve bazı koruyucu önlemler talep edilebilir. Özellikle tapu devrinin üçüncü kişilere geçmesini önlemek, sözleşmeye aykırı devirleri engellemek veya dava konusu taşınmaz üzerinde tasarrufların durdurulmasını sağlamak amacıyla tedbir istenebilir. Tedbir talebinin kabulü için uyuşmazlığın konusu, hakkın görünüşte varlığı ve telafisi güç zarar riski somut biçimde ortaya konulmalıdır.
Müteahhidin Savunmaları Neler Olabilir?
Müteahhit gecikme iddiasına karşı şu savunmaları ileri sürebilir:
- Gecikme arsa sahibinden kaynaklandı,
- Ruhsat veya belediye işlemleri gecikti,
- Proje değişikliği arsa sahibinin talebiyle oldu,
- Hava koşulları veya idari engeller nedeniyle süre uzadı,
- Sözleşmede kesin teslim tarihi yoktu,
- Arsa sahibi işi fiilen engelledi,
- Gecikme kabul edilebilir ve makuldür,
- Arsa sahibi eseri açık veya örtülü kabul etmiştir.
Özellikle teslimin fiilen yapıldığı, arsa sahibinin anahtarı aldığı veya kullanıma sessiz kaldığı durumlarda kabul ve feragat tartışmaları çıkabilir.
Arsa Sahibi Hangi Davaları Açabilir?
Somut duruma göre şu davalar veya talepler gündeme gelebilir:
- Alacak davası,
- Tazminat davası,
- Sözleşmenin feshi / dönme davası,
- Tapu iptali ve tescil istemi,
- Eksik işlerin tamamlanması talebi,
- Cezai şart alacağı,
- İhtiyati tedbir talebi.
Hangi yolun seçileceği sözleşme metni ve gecikmenin derecesine göre belirlenmelidir. Kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarında tek bir standart çözüm yoktur.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2005/1712, K. 2006/1639
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde diğer tarafın karşı çıkması veya üçüncü şahıslara pay devri olasılığı gibi nedenlerle sözleşmenin feshinin yargılamayı gerektirdiği; sözleşmenin feshedilebilmesi için yargı kararına ihtiyaç bulunduğu, davadan önce keşide edilen bir ihtarla sözleşmenin tek taraflı feshedilmiş sayılamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.01.2013, E. 2012/13-592, K. 2013/65
Adi yazılı şekilde yapılan bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenici inşaatı belli bir seviyenin üzerinde tamamlamışsa, arsa sahibinin sonradan sözleşmenin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve bu iddianın dikkate alınamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay (Emsal Uygulama, İnşaat Seviyesine Göre Tasfiye)
Fesih kararı verilmesi halinde tasfiyenin, inşaatın fiziki gerçekleşme oranı esas alınarak yapılması gerektiği; inşaat seviyesi düşük kaldığında feshin kural olarak geriye etkili sonuç doğurduğu, ileri seviyedeki inşaatlarda ise tarafların menfaat dengesinin ayrıca gözetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Pratik Yol Haritası
- Sözleşmedeki teslim tarihini kontrol edin; kesin bir tarih var mı, yok mu tespit edin.
- Gecikmenin boyutunu ve nedenini belgeyle tespit edin (müteahhitten mi, arsa sahibinden mi, idareden mi kaynaklanıyor).
- Müteahhide yazılı ihtar gönderin; süre gerekip gerekmediğini değerlendirin.
- Cezai şart ve zarar kalemlerini (kira kaybı, finansman yükü gibi) belirleyin.
- Tapu devri yapılmışsa bunun hukuki sonucunu inceleyin.
- Fesih düşünüyorsanız, tek taraflı bildirimin yeterli olmadığını, mahkeme kararı veya karşı tarafın kabulünün gerektiğini unutmayın.
- Gerekirse ihtiyati tedbir talep edin.
- Dönme, fesih, ifa ve tazminat seçeneklerinden stratejik olanı seçin.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin gecikmesi karşısında doğru hakkın (ifa, tazminat, fesih) ve doğru sürecin (ihtar, mahkeme kararı) seçilmesi, sonucu doğrudan etkiler.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmenizde cezai şart olup olmadığını kontrol ettiniz mi?
Cezai şart talebi ancak sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa mümkündür. Sözleşme metninde gecikme cezası, aylık kira tazminatı veya benzeri bir madde olup olmadığını mutlaka kontrol edin.
İnşaatın ne kadar geciktiği neden önemli?
Gecikmenin süresi ve inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesi, hangi hakkın (ifa mı, fesih mi) kullanılabileceğini ve fesih halinde tasfiyenin geriye etkili mi yoksa kısmi mi olacağını doğrudan belirler.
Müteahhit geciktirdi diye sözleşmeyi tek başıma feshedebilir miyim?
Hayır. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tapu payı devrini içerdiğinden, fesih için müteahhidin kabulü veya bir mahkeme kararı gerekir; yalnızca ihtarname göndermek tek başına feshi gerçekleştirmez.
İnşaatın tamamlanmasına çok az kalmışsa yine de fesih isteyebilir miyim?
Genellikle hayır; bu durumda fesih hakkın kötüye kullanılması sayılabilir ve arsa sahibinden işi kabul etmesi beklenir. Ancak kalan sürede tamamlanmasının mümkün olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilirse fesih yine de istenebilir.
Müteahhidin gecikmesi her zaman kendisinden mi kaynaklanır?
Hayır, arsa sahibinin vekaletname vermemesi, taşınmazı zamanında devretmemesi veya işi fiilen engellemesi gibi durumlarda gecikme arsa sahibinden kaynaklanabilir ve müteahhide yüklenemeyebilir.
Yazar Hakkında
Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 112, 117, 123, 124, 125, 237, 470, 474, 479, 480 ve Noterlik Kanunu m. 60, 89 hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin gecikmesi ve arsa sahibinin hakları hakkında detaylı ve dosyanıza özel bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, müteahhit uyuşmazlıkları ve gayrimenkul hukuku alanında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.