Genel
Boşanma Sürecinde Muvazaalı (Danışıklı) İşlemler



Ana SayfaBoşanma Avukatı › Boşanmada Muvazaa ve Mal Kaçırma

AİLE HUKUKU — TMK M.229 / M.241 • MUVAZAA • İZMİR 2025

Hızlı Yanıt — Boşanmada Muvazaa ve Mal Kaçırma

Boşanma sürecinde eşin mal paylaşımını engellemek için yaptığı muvazaalı devirler Türk hukukunda iki mekanizmayla engellenir: TMK m.229 eklenecek değerler ve TMK m.241 üçüncü kişiye alacak davası.

  • Muvazaa nedir: Görünürde hukuki işlem yapılırken gerçek amaç mal paylaşımını azaltmak — örn. yakına sahte satış, bedelsiz devir, hesap boşaltma
  • TMK m.229 / 1 yıl kuralı: Mal rejimi sona ermeden önceki 1 yıl içinde rızasız karşılıksız kazandırmalar otomatik hesaba girer
  • TMK m.229 / Kast kuralı: Katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirlerde süre sınırı yoktur; ancak kast ispat edilmelidir
  • Üçüncü kişiye dava (TMK m.241): Borçlu eş ödeyemiyorsa devri alan üçüncü kişiden eksik miktar istenebilir; 1 yıl / 5 yıl süre
  • Tedbir: Dava açılırken tapu, araç ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir şerhi talep edilmelidir
  • İspat yükü: Katılma alacağını azaltma kastının ispatı davacıya aittir
  • Yargıtay: Borcun gerçekliği, para akışı ve devrin kastını titizlikle inceler

Boşanma davası sürecinde eşlerin, mal paylaşımını engellemek amacıyla yakınlarına borçlanmış gibi görünerek kendi mallarına haciz koydurması, tapu devri yapması veya banka hesaplarını boşaltması hukuken “muvazaa” ve “katılma alacağını azaltma kastıyla devir” kapsamında değerlendirilir. Bu tür işlemler yargı yoluyla geçersiz kılınabilir; ancak doğru strateji ve zamanında tedbir alınmadığında hak kaybı riski büyüktür. Bu rehberde İzmir uygulaması dahil tüm süreci aktarıyorum.

Boşanma Sürecinde Muvazaalı (Danışıklı) İşlemler — Av. Melisa Ezgi Şimşek

Muvazaa Nedir? Boşanmada Nasıl Ortaya Çıkar?

Muvazaa (danışıklı işlem); görünürde bir hukuki işlem yapılırken gerçek iradenin farklı bir amaca yönelik olması durumudur. Boşanma sürecinde bu durum çoğunlukla şu biçimde kendini gösterir: eş, boşanma davası açılmadan hemen önce veya dava süresince malvarlığını yakınına satmış, devretmiş veya bağışlamış gibi göstererek aslında mal paylaşımındaki katılma alacağını azaltmayı hedefler.

Tipik Muvazaa Senaryoları

  • Eşin taşınmazını yakınına (ebeveyn, kardeş, çocuk) düşük bedelle veya bedelsiz “satması”
  • Hayali bir borç uydurup yakınına haciz koydurması
  • Araç tescilini kardeşine geçirmesi
  • Banka hesaplarını boşaltıp yakın akrabasına EFT göndermesi
  • Şirket hisselerini sembolik bedelle devretmesi
  • Evlilik süresince edinilmiş malı “miras kaldı” olarak göstermesi

Hukuki Korumanın İki Kolu

1. TMK m.229 — Eklenecek Değerler

Tasfiye hesabında yok sayılmaz; hesaba eklenir. Bu mekanizma için üçüncü kişiye dava gerekmez; sadece tespit kararı yeterli olabilir.

2. TMK m.241 — Üçüncü Kişiye Alacak Davası

Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, devri alan üçüncü kişiden eksik kalan miktar talep edilebilir.

Temel Hukuki Çerçeve: TMK m.229, m.230, m.241

TMK Madde 229 — Eklenecek Değerler (Mal Kaçırmaya Karşı Güvence)

“Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:”

“(1) Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,”

“(2) Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.”

TMK Madde 241 — Üçüncü Kişilere Karşı Dava

“Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir.”

“Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.”

İki Kural Arasındaki Kritik Fark

1 yıl kuralı (TMK m.229/1): Mal rejimi sona ermeden önceki son 1 yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan tüm karşılıksız kazandırmalar otomatik hesaba eklenir; kasıt ispat gerekmez.

Kast kuralı (TMK m.229/2): Mal rejiminin devamı süresince katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler için süre sınırı yoktur; ancak kastın davacı tarafından ispatlanması zorunludur.

Yargıtay İçtihadı: Borcun Gerçekliği ve Para Akışı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Banka Hesabı Boşaltma Eklenecek Değer Kapsamında

“…kural olarak mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir… Ancak ‘eklenecek değerler’ de göz önünde bulundurulur… banka kaydı dökümlerinin incelemesinde davalı erkeğin vadeli hesaplarını kapatarak yakın akrabalarına toplu miktarda paralar gönderdiği anlaşılmaktadır.”

2. HD, 2024/6166 E., 2025/4216 K.

Yargıtay — Katılma Alacağını Azaltma Kastını İspat Yükü Davacıdadır

Yargıtay uygulamasına göre katılma alacağını azaltma kastının ispatı davacıya aittir. Kastın tespitinde mahkemeler şu olgulara bakar: boşanma davasıyla devir tarihi arasındaki yakınlık; devir bedelinin gerçek piyasa değerinin çok altında olması; devrin yapıldığı kişinin yakın akraba olması; borçlu eşin devir sonrası ödeme yapma kapasitesinin bulunmaması.

Yargıtay — Hayali Borç (Muvazaalı Alacak) Sonucu Haciz

Boşanma sürecinde eşin yakınına hayali borç uydurup haciz koydurması klasik muvazaa biçimlerinden biridir. Yargıtay bu tür davalarda borcun gerçekliğini, para akışını (gerçek ödeme yapıldı mı?) ve haciz tarihiyle boşanma davası arasındaki ilişkiyi titizlikle inceler. Para akışı ispat edilemeyen borç, gerçek kabul edilmeyerek muvazaalı sayılır.

Tipik Mal Kaçırma Biçimleri ve Hukuki Karşılığı

Mal Kaçırma Biçimi TMK Dayanağı Hukuki Sonuç İspat Gereği
Son 1 yıl içinde yakına karşılıksız bağış/devir TMK m.229/1 Otomatik hesaba eklenir; kast ispatı gerekmez Devrin karşılıksız olduğu
Katılma alacağını azaltmak kastıyla mal devri (1 yıldan önce de olabilir) TMK m.229/2 Hesaba eklenir; kast ispatı şart Kastın varlığı (davacıda ispat yükü)
Borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa TMK m.241 Üçüncü kişiden eksik miktar istenebilir (şahsi alacak) 1 yıl/5 yıl süreye dikkat
Hayali borç uydurma + yakına haciz koydurma Muvazaa hükümleri (TBK m.19) İşlem geçersiz sayılır; borcun gerçekliği incelenir Para akışının ve borcun gerçekliğinin ispatı
Banka hesabı boşaltarak yakın akrabaya EFT TMK m.229/2 (kast) Eklenecek değer kapsamında hesaba girer Kastın ispatı + banka dökümleri
Araç veya taşınmazı düşük bedelle satmış gibi gösterme TMK m.229/2 + muvazaa Gerçek değer üzerinden hesaba alınır Bedelin gerçek değerin çok altında olduğu

Kastın İspatı: Yargıtay Hangi Olgulara Bakar?

Katılma alacağını azaltma kastı çoğu zaman doğrudan belgelenemez; ancak Yargıtay çeşitli dolaylı olgulardan kast çıkarsamaktadır.

Güçlü Kast Göstergeleri

  • Devir tarihi ile boşanma davası açılış tarihi arasındaki yakınlık
  • Devir bedelinin piyasa değerinin çok altında olması
  • Devri alan kişinin yakın akraba olması (ebeveyn, kardeş, çocuk)
  • Devir sonrası borçlu eşin ödeme kapasitesinin kalmaması
  • Boşanma sürecinin başlamadan hemen önce yapılan işlem yoğunluğu
  • Hayali borç için gerçek para akışının bulunmaması

İspat Araçları

  • Tapu kaydı ve devir tarihi
  • Araç tescil belgesi ve devir tarihi
  • Banka hesap dökümleri (EFT, havale, vadeli hesap kapama)
  • Kuyumcu veya döviz alım kayıtları (nakit varlık çekimi)
  • Şirket değerleme raporları (düşük bedelli hisse devri)
  • Tanıklar (mal kaçırma niyetini gösteren beyanlar)

Tedbir Almadan Dava Açmak Büyük Risk Taşır

Mal kaçırma şüphesi varken ihtiyati tedbir talep etmeden dava açmak, süreç boyunca malvarlığının eritilmesine zemin hazırlayabilir. Tedbir kararı alınması için dava açılırken veya dava süresinde dilekçeyle aşağıdaki taleplerin mahkemeye sunulması gerekir:

  • Taşınmazlar için tapu kütüğüne ihtiyati tedbir şerhi
  • Araçlar için trafik siciline tedbir şerhi
  • Banka hesapları için ihtiyati tedbir kararı
  • Şirket hisseleri için ticaret siciline tedbir şerhi

Üçüncü Kişiye Dava: TMK m.241 Uygulaması

TMK m.241 kapsamındaki dava, mal rejimi tasfiyesinin yanında açılan ek bir şahsi alacak davasıdır; tasarrufun iptali davası değildir.

1

Ön Koşul: Borçlu Eşin Ödeme Yapamaması

Üçüncü kişiye dava açılabilmesi için önce borçlu eşin malvarlığının katılma alacağını karşılamadığının tespit edilmesi gerekir.

2

Sınır: Eksik Kalan Miktar

Üçüncü kişiden yalnızca borçlu eşin ödeyemediği eksik miktarla sınırlı talep yapılabilir; kazandırmanın tamamı istenemez.

3

Süre: 1 Yıl / 5 Yıl

Haklarının zedelendiğini öğrenmeden 1 yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden 5 yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücüdür.

4

Nitelik: Şahsi Alacak, Ayni Hak Değil

Bu dava tasarrufun iptali veya tapu iptali davası değildir. Üçüncü kişi malı geri vermez; eksik miktarı para olarak öder.

Muvazaa ile Mal Rejimi Tasfiyesinin Farkı

Önemli Kavram Ayrımı

  • TMK m.229 eklenecek değer: Mal kaçırılan malın değeri tasfiye hesabına eklenir; üçüncü kişiye ayrı dava gerekmez. Sonuç: hesaplanan katılma alacağı artar.
  • TMK m.241 üçüncü kişiye dava: Borçlu eş ödeyemiyorsa, devri alan üçüncü kişiden eksik miktarı para olarak talep etme imkânı. Ayrıca ve ek dava gerektirir.
  • TBK m.19 muvazaa davası: İşlemin tamamen geçersiz sayılmasını isteyen yol; hayali borç/haciz gibi durumlarda kullanılır. İspat yükü ağırdır.
  • Tasarrufun iptali (İİK m.278-281): Alacaklının icrası için; mal rejimi tasfiyesinden farklı bir mekanizmadır.

İzmir’de Muvazaa ve Mal Kaçırma Davaları

İzmir Aile Mahkemelerinde mal kaçırma iddiası içeren davalarda Yargıtay 2025/4216 K. kararının etkisiyle banka hesap dökümleri ve para akışı incelemesi standart hale gelmiştir. “Boşanma davası açılmadan hemen önce yakına devir” olgusunun kast göstergesi olarak değerlendirilmesi, İzmir mahkemelerinde de artık rutin bir inceleme konusudur. SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi raporu, devrin gerçek piyasa değerinden uzak olduğunu ispat etmek için İzmir pratiğinde sıkça başvurulan yoldur. Adalet Bakanlığı verilerine göre mal rejimi uyuşmazlıkları yargı sistemindeki uzun soluklu davalar arasında yer aldığından tedbir kararının dava başında alınması kritik önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşim taşınmazını kardeşine sattı. Bu satışı iptal ettirebilir miyim?

Doğrudan “iptale” (tapu iptali) her durumda geçilemez. İki seçenek vardır: Birincisi, TMK m.229 kapsamında bu devrin değerini tasfiye hesabına “eklenecek değer” olarak ekleterek katılma alacağınızın bu değer üzerinden hesaplanmasını sağlayabilirsiniz. İkincisi, eşinizin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa TMK m.241 kapsamında kardeşinden eksik kalan miktarla sınırlı şahsi alacak davası açabilirsiniz. Kastın ispatı için satış tarihiyle boşanma davası tarihi arasındaki yakınlık, satış bedelinin düşüklüğü ve alıcının yakın akraba olması önemli göstergelerdir.

Eşim borçlanmış gibi gösterip yakınına haciz koydurdu. Ne yapabilirim?

Bu klasik muvazaa biçimidir. Yargıtay bu davalarda borcun gerçekliğini ve para akışını titizlikle inceler. “Gerçek borç mu?” sorusu mahkemede şu sorularla yanıtlanır: Borcun kanıtı var mı (sözleşme, dekont)? Borç ödemesi fiilen yapıldı mı (banka transferi)? Haciz tarihi ile boşanma sürecinin başlangıcı ne kadar yakın? Bu olgular bir araya geldiğinde borç muvazaalı kabul edilerek haciz geçersiz sayılabilir; mal tasfiye hesabına alınır.

TMK m.229 kapsamındaki dava ne zaman açılmalıdır?

TMK m.229 kapsamındaki eklenecek değer talebi mal rejimi tasfiyesi davasının bir parçasıdır; bu dava boşanma kesinleştikten itibaren 10 yıl içinde açılabilir. Ancak TMK m.241 kapsamındaki üçüncü kişiye dava için çok daha kısa süreler söz konusudur: haklarının zedelendiğini öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden 5 yıl. Bu nedenle mal kaçırma şüphesi varken zaman kaybetmemek kritiktir.

Mal kaçırma kastını nasıl ispatlayabilirim?

Kastın ispatında şu olgular güçlü göstergeler oluşturur: devrin boşanma davası açılmadan hemen önce yapılmış olması; satış bedelinin gerçek piyasa değerinin çok altında olması; devri alanın eşin yakın akrabası olması; devir sonrası borçlu eşin ödeme yapma kapasitesinin kalmaması; banka hesap dökümleri (hesap boşaltma, akrabaya EFT). Bu olgular bir araya geldiğinde hâkimin kastın varlığına kanaat getirmesi güçlenir.

Boşanma davası sırasında eşin mallarına tedbir koydurmak mümkün mü?

Evet. Boşanma veya mal rejimi tasfiyesi davası açılırken ya da dava süresinde mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edilebilir. Bu kararla tapu kütüğüne şerh, araç siciline şerh veya banka hesaplarına bloke konulabilir. Tedbir kararı için mahkemeye “hakkın tehlikede olduğunu” gösteren somut gerekçe sunulmalıdır. Tedbir alınmadan mal kaçırma gerçekleşirse sonraki hukuki yollar daha zahmetli hale gelir.

Uzmanlık

Bu rehber, İzmir Barosu’na kayıtlı Av. Melisa Ezgi Şimşek tarafından TMK m.229, m.230, m.241, TBK m.19 ve Yargıtay 2. HD güncel içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır.

Güncellik

Yargıtay 2. HD 2024/6166 E., 2025/4216 K. (banka hesabı boşaltma) kararı yansıtılmıştır. İzmir Aile Mahkemesi uygulaması dahil edilmiştir. Son güncelleme: Mart 2025.

Yasal Kaynaklar

4721 sayılı TMK m.229, m.230, m.241; 6098 sayılı TBK m.19 (muvazaa); 2004 sayılı İİK m.278-281; Yargıtay 2. HD 2025/4216 K.

İzmir Boşanma Avukatı — Muvazaa ve Mal Kaçırma Davası

Eşin muvazaalı işlemlerinin tespiti, zamanında tedbir kararı alınması, kastın ispatı ve TMK m.229-241 kapsamındaki taleplerin doğru kurgulanması; mal paylaşımınızın adil sonuçlanmasını doğrudan etkileyen kritik adımlardır. İzmir’de yanınızda olmak için iletişime geçin.

İzmir Boşanma Avukatı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir