Çalıntı Malı Bilmeden Satın Almak Suç mu? (TCK 165) 2026
Çalıntı malı bilmeden satın almak suç mu? Suçun oluşması için satın alanın eşyanın suç eşyası olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Gerçekten bilmediği ve bilebilecek durumda da olmadığı ispatlanan bir alıcı, TCK m. 165 kapsamında cezalandırılmaz.
“Bilmiyordum” demek tek başına yeterli değildir. Yargıtay; ürünün piyasa değerinin çok altında olması, faturasız ve belgesiz satılması, satıcının kimliğinin belirsiz olması, ödemenin nakit ve kayıt dışı yapılması gibi somut verileri birlikte değerlendirerek alıcının “bilebilecek durumda” olup olmadığına karar verir.
Bu Yazıda Neler Var
- TCK 165: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu nedir
- “Bilmiyordum” savunması ve bilme unsuru
- Yargıtay’ın baktığı somut kriterler
- Sonradan öğrenirseniz ne olur: TCK 166
- Yargıtay kararları
- Ceza, şikayet, uzlaştırma ve zamanaşımı
- İkinci el alışverişte kendinizi nasıl korursunuz
- Sık sorulan sorular

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Nedir?
TCK 165: Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Nedir?
İnternette piyasa değerinin çok altında satılan telefon, elektronik eşya veya ikinci el ürünleri satın almak, halk arasında “çalıntı malı satın alma suçu” olarak bilinen TCK m. 165 kapsamında bir ceza soruşturmasına yol açabilir. Bu suç, daha önce işlenmiş bir suçtan (hırsızlık, dolandırıcılık, yağma, güveni kötüye kullanma gibi) elde edilen eşyanın, o suça iştirak etmeyen bir kişi tarafından satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesiyle oluşur.
TCK Madde 165
Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusu yalnızca telefon veya elektronik eşyalarla sınırlı değildir; ekonomik değeri olan her türlü taşınır mal, hatta bazı görüşlere göre dijital malvarlığı değerleri de kapsama girebilir. Önceki suçun hangi suç olduğunun (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) suçun oluşumu bakımından önemi yoktur; belirleyici olan, eşyanın bir suçtan elde edilmiş olması ve alıcının bu suça iştirak etmemiş olmasıdır.
“Bilmiyordum” Savunması Neden Tek Başına Yeterli Değildir?
Suçun manevi unsuru kasttır; taksirle (ihmalen) işlenmesi kanunda düzenlenmemiştir. Bu nedenle failin, satın aldığı veya kabul ettiği eşyanın bir suçtan elde edildiğini bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Uygulamada tartışmanın odağı burasıdır: alıcı “bilmiyordum” dese dahi, Yargıtay bu beyanı tek başına yeterli görmez ve olayın somut koşullarını “hayatın olağan akışı” ilkesiyle birlikte değerlendirir.
Başka bir deyişle, kanun sadece kesin bilgiyi değil, makul bir kişinin yerinde olsaydı şüphelenmesi gereken durumları da kapsar. Bir eşyanın gerçek değerinin çok altında, belgesiz ve tanınmayan bir kişiden satın alınması, alıcının “bilebilecek durumda” sayılması için güçlü bir gösterge oluşturur.
Yargıtay’ın “Bilme” Unsurunu Değerlendirirken Baktığı Somut Kriterler
Mahkemeler tek bir ölçüte değil, aşağıdaki unsurların birlikte değerlendirilmesine bakar:
- Fiyat farkı: ürünün piyasa değeri ile ödenen bedel arasındaki fark ne kadar fahiş?
- Satış ortamı: alışveriş güvenilir bir platformda mı, yoksa sokak arası veya kayıt dışı bir ortamda mı yapıldı?
- Satıcının kimliği: satıcının kimlik ve iletişim bilgileri net mi, yoksa tanınmayan, iz bırakmayan biri mi?
- Belge durumu: ürün faturasız, kutusuz veya seri numarası/IMEI’si silinmiş mi?
- Alıcının konumu ve mesleği: alıcı, mesleği veya tecrübesi gereği (örneğin ikinci el eşya alım satımı yapan biri) ürünün niteliğini değerlendirebilecek durumda mı?
Bu kriterlerden biri veya birkaçının bir arada bulunması, mahkemenin alıcının en azından olası kastla hareket ettiği sonucuna ulaşmasını kolaylaştırır. Buna karşılık, fiyat makulse, satıcı kimliği belliyse ve alışveriş kayıt bırakan bir yolla (banka havalesi, faturalı satış gibi) yapılmışsa, bu durum iyiniyetli alıcı savunmasını güçlendirir.
Satın Aldıktan Sonra Öğrenirseniz Ne Olur? TCK 166: Suç Eşyasının Bildirilmemesi
Bir eşyaya hukuka uygun bir yolla (örneğin normal bir alışverişle) sahip olduktan sonra, bu eşyanın aslında bir suçtan elde edildiğini öğrenip de durumu vakit geçirmeksizin yetkili makamlara bildirmemek, ayrı ve daha hafif bir suç olan TCK m. 166 kapsamında değerlendirilir.
TCK Madde 166
Bir hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu ayrım pratikte önemlidir: satın alma anında bilmiyorsanız ve sonradan öğrenip derhal ilgili makamlara bildirirseniz, kural olarak cezai sorumluluğunuz doğmaz. Bildirmeden kullanmaya devam etmeniz ise ayrı bir suç riski yaratır.
Bilmeden Alım İddiasına İlişkin Yargıtay Kararları
Aşağıdaki kararlar, “bilme” unsurunun somut olayda nasıl değerlendirildiğini göstermektedir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2014/3875 sayılı karar
800 TL değerindeki bir televizyonu, 150 TL peşin geri kalanı sonra ödenmek üzere toplam 300 TL’ye satın alan sanığın, yaşı ve konumu gereği ürünün suç eşyası olduğunu bilebilecek durumda olduğuna hükmedilmiş; beraat kararı bu nedenle bozulmuştur.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2016/9773 sayılı karar
Sanığın satın aldığı motorlara ilişkin fatura ve ödeme dekontu sunması, tanık beyanı ve bilirkişi raporuna göre ödenen bedelin piyasa fiyatıyla fahiş bir fark taşımaması karşısında, suç kastının ispatlanamadığı gerekçesiyle beraat gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2014/10055 sayılı karar
Cep telefonu alım satımı işiyle uğraşan sanığın IMEI sorgulaması yaparak çalıntı olduğunu öğrenebilecek imkana sahip olması, mesleki konumu nedeniyle “bilebilecek durumda olma” değerlendirmesinde belirleyici kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2016/6150 sayılı karar
Satın alınan hurda malzemenin bedeli ile piyasa değeri arasında fahiş bir fark bulunmaması ve başka bir delil olmaması nedeniyle sanığın eşyanın suç eşyası olduğunu bilebilecek durumda olmadığı kabul edilmiş, mahkumiyet kararı bozulmuştur.
Ceza, Şikayet, Uzlaştırma ve Zamanaşımı
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun cezası, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır; hakim her iki cezaya birlikte hükmeder. Suçun, eşyayı bildirmeme şeklinde işlenmesi halinde (TCK m. 166) ceza altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
- Şikayete tabi değildir: yetkili makamların suçu herhangi bir şekilde öğrenmesiyle resen soruşturma başlar.
- Uzlaştırma kapsamındadır: dava açılmadan önce uzlaştırma yoluna başvurulması bir muhakeme şartıdır; uzlaşma sağlanamazsa dava süreci devam eder.
- Zamanaşımı: dava zamanaşımı 8 yıl, ceza zamanaşımı 10 yıldır.
- Akraba istisnası: mağdur failin eşi, üstsoyu, altsoyu veya aynı evde yaşadığı kardeşiyse ceza verilmez; belirli diğer yakınlık hallerinde ise ceza yarı oranında indirilir.

İkinci El Alışverişte Kendinizi Nasıl Korursunuz?
İkinci El Alışverişte Kendinizi Nasıl Korursunuz?
Ceza riskini azaltmak için pratik öneriler
- Piyasa fiyatını araştırın: ürün piyasa değerinin belirgin şekilde altında satılıyorsa dikkatli olun.
- Satıcı kimliğini teyit edin: mümkünse kimlik bilgisi alın, ilana ait telefon/hesap kaydını saklayın.
- IMEI ve seri numarasını sorgulayın: özellikle elektronik cihazlarda IMEI numarasının orijinal ve silinmemiş olduğunu kontrol edin.
- Faturalı ve kayıt bırakan ödeme tercih edin: banka havalesi/EFT gibi izlenebilir ödeme yöntemleri, iyiniyetli alıcı savunmasını güçlendirir.
- Şüphe duyduğunuzda alışverişten vazgeçin: aşırı düşük fiyat, kutusuz/faturasız ürün veya acele ettiren satıcı gibi uyarı işaretlerini ciddiye alın.
- Sonradan öğrenirseniz derhal bildirin: ürünün çalıntı olduğunu satın aldıktan sonra öğrenirseniz, vakit kaybetmeden kolluğa veya savcılığa bildirin.
Çalıntı mal satın alma isnadıyla karşı karşıyaysanız, “bilme” unsurunun doğru şekilde çürütülmesi ve delillerin (fatura, ödeme kaydı, yazışmalar) zamanında toplanması dosyanın seyrini doğrudan etkiler.
Sık Sorulan Sorular
Çalıntı malı bilmeden satın almak gerçekten ceza gerektirmez mi?
Hayır, gerektirmez. TCK m. 165 kasten işlenebilen bir suçtur; alıcının eşyanın suç eşyası olduğunu bilmediği ve bilebilecek durumda da olmadığı ispatlanırsa cezai sorumluluk doğmaz.
Piyasa değerinin çok altında bir fiyata ürün almak tek başına suç mudur?
Tek başına otomatik olarak suç oluşturmaz; ancak Yargıtay’ın “bilebilecek durumda olma” değerlendirmesinde en çok dikkate aldığı kriterlerden biridir. Fahiş fiyat farkı, diğer şüpheli unsurlarla (faturasızlık, belirsiz satıcı gibi) birleştiğinde mahkumiyete güçlü bir dayanak oluşturabilir.
IMEI sorgulaması yapmadan telefon almak riskli midir?
Evet, özellikle ikinci el elektronik eşya alım satımıyla uğraşan veya bu konuda tecrübeli kişiler bakımından IMEI sorgulaması yapmamak, “bilebilecek durumda olma” değerlendirmesinde aleyhe yorumlanabilir. Sıradan bir tüketici için de IMEI kontrolü önerilen bir önlemdir.
Ürünün çalıntı olduğunu satın aldıktan sonra öğrendim, ne yapmalıyım?
TCK m. 166 uyarınca, öğrendiğiniz andan itibaren vakit geçirmeksizin durumu yetkili makamlara (kolluk veya Cumhuriyet savcılığı) bildirmelisiniz. Bildirmeden kullanmaya devam etmek ayrı bir suç riski doğurur.
Suç eşyasının satın alınması suçu şikayete tabi midir?
Hayır, şikayete tabi değildir; yetkili makamların suçu öğrenmesiyle resen soruşturma başlar. Ancak dava açılmadan önce uzlaştırma yoluna başvurulması zorunlu bir muhakeme şartıdır.
Faturasız ürün almak tek başına suç sayılır mı?
Faturasızlık tek başına suç oluşturmaz; günlük hayatta birçok ikinci el alışveriş faturasız yapılabilir. Ancak faturasızlık, düşük fiyat ve belirsiz satıcı gibi unsurlarla birleştiğinde alıcının bilebilecek durumda olduğu yönünde güçlü bir gösterge sayılabilir.
Bu suçtan dolayı tutuklanabilir miyim?
Suçun üst sınırı 3 yıl hapis olduğundan, somut delillerin ve kaçma/delil karartma şüphesi gibi nedenlerin varlığı halinde tutuklama kararı verilmesi hukuken mümkündür; ancak bu otomatik değildir ve her olayda ayrıca değerlendirilir.
Yazar Hakkında
Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından TCK m. 165, m. 166 hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. İkinci el eşya alım satımı kaynaklı ceza soruşturmalarında bilme unsurunun ispatı ve savunma stratejisi hakkında detaylı bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde suç eşyasının satın alınması ve malvarlığına karşı işlenen suçlar kapsamındaki ceza dosyalarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.
İlgili mevzuat: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr).