Ceza Hukuku
Yakalama ve Arama Kararlarına Karşı Hukuki Haklarınız

Yakalama ve arama işlemlerinde hak ihlallerine karşı Sulh Ceza Hakimliğine itiraz etme, hukuka aykırı delillerin dosyadan çıkarılmasını talep etme ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkınız 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ile güvence altına alınmıştır. Süreç ve haklarınız şu şekildedir:

  1. Yakalama İşlemine Karşı Hukuki Haklar
    • İtiraz Hakkı: soruşturma aşamasında yakalanan kişi, müdafii (avukatı) veya yasal temsilcisi, karşı Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebilir. Hakim bu itirazı 24 saat içinde karara bağlar.
    • Hakların Bildirilmesi: kolluk tarafından yakalandığınızda, yakalama nedeni, hakkındaki iddialar, susma hakkı, yakınlarınıza haber verme hakkı ve avukat talep etme hakkının derhal ve anlayacağınız dilde bildirilmesi zorunludur.
    • Tazminat Talebi: hukuka aykırı şekilde yakalanan veya gözaltı süresi hukuka aykırı biçimde uzatılan kişi, devletten maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
  2. Arama Kararına Karşı Hukuki Haklar
    • Kararı Görme Talebi: arama işlemi hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yazılı emirle yapılabilir; kararın veya emrin yazılı örneği talep edilebilir.
    • İtiraz Hakkı: hukuka aykırı yapılan arama veya el koyma işlemlerine karşı ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilebilir.
    • Hukuka Aykırı Delil (Zehirlenen Ağacın Meyvesi): hukuka veya usulüne uygun olmadan gerçekleştirilen aramalarda elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz; mahkemeden bu delillerin dosyadan çıkarılması talep edilebilir.
    • Avukat Bulundurma: arama sırasında avukatınızın hazır bulunmasına engel olunamaz.
  3. İç Hukuk ve Üst Mahkeme Başvuruları
    • Eğer iç hukuk yollarındaki itirazlarınız reddedilir ve hak ihlalleri devam ederse:
    • Anayasa Mahkemesi (AYM): temel hak ve hürriyetlerinizin (kişi özgürlüğü, konut dokunulmazlığı gibi) ihlal edilmesi durumunda, iç hukuk yollarının tükendiği tarihten itibaren 30 gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkınız vardır.
    • AİHM: Anayasa Mahkemesi sürecinin de sonuçlanmasıyla birlikte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru yolu açıktır.

Yakalama Nedir, Kimler Yapabilir? (CMK 90)

Yakalama, hakim veya mahkeme kararı olmaksızın, suç şüphesi altında bulunan kişinin özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanmasıdır. Yakalama bir koruma tedbiridir; kalıcı değil, geçici niteliktedir ve amacı kişiyi gözaltına alma veya tutuklama aşamasına hazırlamaktır.

CMK Madde 90 (ilgili kısımlar)

(1) Aşağıda belirtilen hallerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması. (2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde; Cumhuriyet savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.

Buna göre yakalama iki şekilde yapılabilir: herkesin suçüstü halinde yapabildiği yakalama ve kolluğun gecikmesinde sakınca bulunan hallerde re’sen yaptığı yakalama. Ayrıca soruşturma veya kovuşturma aşamasında hakim, mahkeme veya savcı tarafından çıkarılan yakalama emri de ayrı bir müzekkereli yakalama türüdür.

Yakalama İşlemine Karşı Hukuki Haklarınız

Yakalama kişinin özgürlüğüne anlık ve doğrudan müdahale ettiğinden, kanun yakalama sırasında derhal bildirilmesi gereken temel haklar öngörür.

a) Yakalama sebebi ve iddia derhal bildirilmelidir

CMK m. 90 ve Anayasa m. 19 uyarınca yakalanan kişiye neden yakalandığı, hangi suç iddiasıyla işlem yapıldığı ve haklarının neler olduğu derhal, suç ayrımı gözetilmeksizin ve anlayacağı dilde bildirilmelidir.

b) Yakalama işlemi tutanağa bağlanmalıdır

Yakalamanın hangi yer ve zamanda, hangi sebeple yapıldığı kayıt altına alınır; bu tutanak sonradan yapılacak hukuka uygunluk denetimi açısından belirleyicidir.

c) Yakınlara haber verilmesi

Anayasa m. 19 ve CMK m. 90/5 ile bağlantılı yönetmelik hükümleri, yakalamanın Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin bir yakınınıza bildirilmesini güvence altına alır.

d) Gözaltı süreleri sınırsız değildir

  • Yakalama anından itibaren kural olarak 24 saat gözaltı sınırı,
  • Yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için 12 saatten fazla olmayan zorunlu süre,
  • Toplu suçlarda Cumhuriyet savcısı tarafından verilebilecek, her defasında bir günü geçmemek üzere 3 güne kadar uzatma.

e) Serbest bırakılmayı isteme hakkı

Yakalama veya gözaltı işlemine karşı sizin veya bazı yakınlarınızın sulh ceza hakimine başvurarak hemen serbest bırakılmanızı isteme hakkı vardır (CMK m. 91/5). Bu hak, aşağıda ayrı bir başlıkta detaylandırılmıştır.

f) Avukat ve sorguda müdafi hakkı

Gözaltı devam ediyorsa sorguda müdafi hazır bulunur; bu, savunma hakkının temel unsurudur.

CMK 91 Gözaltı Kararına İtiraz

CMK 91 Gözaltı Kararına İtiraz

CMK 91 Gözaltı Kararına İtiraz: Sulh Ceza Hakimliğine Başvuru

CMK Madde 91 (ilgili kısımlar)

(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hakimine başvurabilir. Sulh ceza hakimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhal ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.

CMK m. 91/5 uyarınca başvuru hakkına sahip kişiler şunlardır: yakalanan kişinin kendisi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ve birinci veya ikinci derecede kan hısımı (anne, baba, kardeş, nine, dede, torun). Başvurunun amacı, hemen serbest bırakılmayı sağlamaktır.

Sulh ceza hakimi ne yapar?

İncelemeyi evrak üzerinde yapar, derhal karar verir ve en geç 24 saat içinde başvuruyu sonuçlandırır. Yakalama işleminin yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir; aksi halde yakalanan kişinin derhal soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

Başvuru dilekçesinde neler yer almalı?

  • Yakalamanın veya gözaltının tarihi ve saati,
  • İşlemin hangi merci tarafından yapıldığı,
  • Hukuka aykırılık nedenleri,
  • Serbest bırakılma talebi.

Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hakiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında, yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz (CMK m. 91/6).

CMK 116 Adli Arama Kararı ve Şartları

Arama, Anayasa m. 20 ve m. 21 bakımından çok sıkı şartlara bağlıdır; hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle yapılabilir.

CMK Madde 116

Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.

CMK m. 117 uyarınca, şüphelinin yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla üçüncü bir kişinin üstü, eşyası, konutu veya işyeri de aranabilir; ancak bunun için aranan kişinin veya delillerin o yerde bulunduğunu kabul ettirecek somut olayların varlığı gerekir.

Arama kararında hangi unsurlar açıkça yazılmalıdır? (CMK 119/2)

  • Aramanın nedenini oluşturan fiil,
  • Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
  • Kararın veya emrin geçerli olacağı zaman süresi.

Belirsiz, genel veya süresiz bir arama kararı hukuki sorun doğurur ve itiraza konu edilebilir. Ayrıca CMK m. 118 uyarınca konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz; suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan haller ile firari bir kişinin yeniden yakalanması amacıyla yapılan aramalarda bu yasak uygulanmaz.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hal ve Arama Emri

Kural olarak arama, hakim kararıyla yapılır. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısına ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle de arama yapılabilir. Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama ise ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir (CMK m. 119/1).

Uygulamada “gecikmesinde sakınca bulunan hal” istisnai bir yetkidir; bu istisnanın kullanılabilmesi için savcıya veya yetkili amire derhal ulaşılamaması gerekir. Bu şart somut olayda gerçekleşmemişse ve buna rağmen doğrudan yazılı emirle arama yapılmışsa, bu durum aramanın hukuka aykırılığı yönünde güçlü bir itiraz nedeni oluşturur.

Arama Sırasında Haklarınız: Avukat Bulundurma ve Kitle İletişim Araçlarında El Koyma

Avukatınızın aramada hazır bulunması engellenemez

CMK m. 120/3 açıkça, kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamayacağını düzenler. Bu, arama sırasındaki en önemli savunma güvencelerinden biridir; avukatın hazır bulunması, aramanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediğinin bağımsız bir tanık tarafından denetlenmesini sağlar.

CMK m. 120/1 uyarınca aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi de aramada hazır bulunabilir; kendisi yoksa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri, birlikte oturduğu kişi veya komşusu hazır bulundurulur. Aramaya başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilmesi de kanuni bir zorunluluktur (CMK m. 120/2).

Kitle iletişim araçlarına yönelik arama ve el koymada ek hassasiyet

Gazete, dergi, yayın kuruluşu gibi kitle iletişim araçlarına veya bunların bulunduğu yerlere yönelik arama ve el koyma işlemleri, ifade ve basın özgürlüğü ile doğrudan bağlantılı olduğundan özellikle hassas değerlendirilir. Bu tür yerlerde yapılan aramalarda da genel arama usulü (hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan halde yazılı yetkili merci emri, arama kararının açık ve sınırlı olması, işlemin tutanağa bağlanması) aynen uygulanır; ayrıca basın veya yayın faaliyetinin orantısız şekilde engellenmemesi gözetilmelidir. Avukat bürolarında yapılacak aramalarda ise Cumhuriyet savcısının bizzat katılımı kural olup, savcının hazır bulunamadığı gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi arama, yazılı yetkili merci emrine bağlıdır.

Arama sonunda belge isteme hakkı

CMK m. 121 uyarınca arama sonunda; aramanın 116 ve 117. maddelere göre yapıldığını gösteren belge, el konulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini içeren bir defter ve şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemişse bunu belirten bir belge talep edilebilir. Belge veya kağıtları inceleme yetkisi ise yalnızca Cumhuriyet savcısı ve hakime aittir (CMK m. 122); bu nedenle el konulan belgelerin keyfi biçimde incelenmesi veya kopyalanması hukuka uygun değildir.

Hukuka Aykırı Arama ve Zehirli Ağacın Meyvesi Doktrini

Ceza yargılamasının amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır; ancak bu amaç sınırsız değildir. Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz.

Anayasa Madde 38/6 ve CMK Madde 206/2-a, 217/2

Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur. Yüklenen suç, ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.

“Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” (fruit of the poisonous tree) doktrini, hukuka aykırı bir arama veya el koyma sonucunda elde edilen delilin yalnızca kendisinin değil, bu delilden yola çıkılarak elde edilen ikincil (türev) delillerin de hukuka aykırı sayılacağını ifade eder. Türk hukukunda bu ilkeyi tek başına düzenleyen özel bir madde bulunmasa da, Anayasa m. 38/6 ile CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 birlikte yorumlandığında sonuç aynıdır: hukuka aykırı bir aramadan doğan hiçbir delil, ne doğrudan ne dolaylı şekilde mahkumiyete esas alınamaz.

Bu nedenle, arama kararı yoksa, karar yazılı değilse, gerekçesiz veya belirsizse, arama kapsamı aşılmışsa, gece araması yasağı ihlal edilmişse ya da avukatın aramada hazır bulunması engellenmişse, elde edilen delilin ve bu delilden türeyen diğer delillerin dosyadan çıkarılması talep edilebilir. CMK m. 267 de hakim kararlarına ve kanunun gösterdiği hallerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunu açık tutar.

PVSK 4/A: Sokakta Durdurma ve Kimlik Sorma Yetkisinin Sınırları

Arama ve yakalamadan farklı olarak, kolluğun sokakta bir kişiyi durdurup kimlik sorması ayrı bir yetkiye dayanır: Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ek madde 4/A. Bu madde, kolluğa yalnızca durdurma ve kimlik sorma yetkisi verir; arama yetkisi vermez.

Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin varlığı şarttır; süreklilik arz edecek, keyfi veya fiili bir durum yaratacak şekilde durdurma yapılması hukuka aykırıdır. Kolluk, durdurma sırasında kimliğini gösteren belgeyi ilgiliye göstermek zorundadır. Sadece durdurma ve kimlik sorma yetkisinin kullanılması, üst veya eşya araması yapılabileceği anlamına gelmez; detaylı bir aramaya geçilebilmesi için ayrıca CMK m. 116-117 kapsamında makul şüphe ve gerekiyorsa arama kararı/emri şarttır. Bu nedenle “durduruldum” ile “arandım” farklı hukuki rejimlere tabidir ve bu ayrımın karıştırılması, uygulamada sıkça itiraza konu olan bir hukuka aykırılık türüdür.

Yakalama ve Arama İşlemlerine İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, Karar: 2017/4542

Kendisine karşı işlenen bir suç sırasında (konut dokunulmazlığının ihlali) faili yakalayıp kolluğa teslim eden kişinin eylemi, CMK m. 90/1 uyarınca herkesin suçüstü halinde geçici yakalama yapabileceği kuralı kapsamında hukuka uygun kabul edilmiş; beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması bozma nedeni sayılmıştır.

Örnek Uygulama: Usulsüz Arama Nedeniyle Beraat

Bir olayda, hakim kararı olmaksızın yalnızca mülki amir kararıyla yapılan bir araçta arama sonucu ele geçen uyuşturucu madde delil olarak kabul edilmemiş; usule aykırı arama nedeniyle sanıklar beraat etmiş ve savcılık, arama yapan kolluk görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştir. Bu örnek, arama usulüne uyulmamasının doğrudan beraat sonucu doğurabildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

CMK 141: Haksız Yakalama ve Arama Tazminat Davası

CMK Madde 141 (ilgili kısımlar)

Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine bildirilmeyenler, yakalanmaları yakınlarına bildirilmeyenler, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilenler, yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayanlar; maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilirler.

Buna göre şu hallerde devletten tazminat talep edilebilir:

  • Kanuna aykırı şekilde yakalanan veya tutuklananlar,
  • Kanuni gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayanlar,
  • Yakalama veya tutuklama nedenleri ve suçlamalar kendilerine açıklanmayanlar,
  • Yakınlarına bildirim yapılmayanlar,
  • Hakkındaki arama kararı ölçüsüz şekilde uygulananlar,
  • Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı başvuru imkanından yararlandırılmayanlar.

Özellikle arama kararı ölçüsüz uygulanmışsa veya yakalama/gözaltı işlemi kanuni şartlara aykırı yapılmışsa, tazminat talebi gündeme gelebilir. Tazminat davası, ilgili ağır ceza mahkemesine açılır ve talep, hukuka aykırılığın öğrenilmesinden itibaren belirli bir süre içinde ileri sürülmelidir; bu nedenle süreci bir avukatla takip etmek hak kaybını önler.

İç Hukuk Tükenirse: Anayasa Mahkemesi ve AİHM Başvurusu

Sulh ceza hakimliğine yapılan itirazlar reddedilir ve hak ihlali devam ederse, iç hukuk yollarındaki son adım Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudur.

  • Anayasa Mahkemesi (AYM): kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, konut dokunulmazlığı gibi temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği iddiasıyla, iç hukuk yollarının tükendiği tarihten itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapılabilir.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM): Anayasa Mahkemesi sürecinin de olumsuz sonuçlanması halinde, AİHS m. 5 (kişi özgürlüğü ve güvenliği) kapsamında başvuru yolu açıktır.

Anayasa m. 19 uyarınca, hürriyeti kısıtlanan herkesin, durumu hakkında kısa sürede karar verilmesini ve kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde derhal serbest bırakılmasını sağlamak için yetkili bir yargı merciine başvurma hakkı bulunduğu unutulmamalıdır; bu hak, sulh ceza hakimliğinden başlayıp AYM ve AİHM’e kadar uzanan bütün başvuru zincirinin anayasal temelidir.

Uygulamada Nasıl Hareket Etmelisiniz?

Uygulamada Nasıl Hareket Etmelisiniz?

Uygulamada Nasıl Hareket Etmelisiniz?

Yakalama veya arama ile karşılaştığınızda

  1. Sakin olun ve işlem tutanağını isteyin.
  2. Hangi sıfatla (durdurma, yakalama, arama) işlem yapıldığını öğrenin.
  3. Avukatınızın hazır bulunmasını talep edin.
  4. İşlemin gerekçesini ve dayanağını (hakim kararı mı, yazılı emir mi) sorun.
  5. Yakalama/gözaltı halinde yakınlarınıza bildirim yapılmasını isteyin.
  6. Aramada el konulan eşyaların listelenmesini isteyin.
  7. Hukuka aykırılık varsa bunu tutanağa geçirtin.
  8. Serbest bırakma talebi ve itiraz hakkınızı vakit kaybetmeden kullanın.
Konu Kısa Süre / Kural
Gözaltı süresi (kural) Yakalama anından itibaren 24 saat
Hakim/mahkemeye sevk için yol süresi En fazla 12 saat
Toplu suçlarda gözaltı uzatma Her seferinde 1 gün, en çok 3 gün
Sulh ceza hakimine itiraz sonuçlandırma En geç 24 saat
AYM bireysel başvuru süresi İç hukukun tükenmesinden itibaren 30 gün

Yakalama, gözaltı veya arama işlemiyle karşı karşıyaysanız, itiraz ve tazminat haklarınızın süresinde ve doğru şekilde kullanılması sonucu doğrudan etkiler.

İzmir Ceza Avukatı

Sık Sorulan Sorular

Yakalanan durum bir arama işlemi mi yoksa yakalama/gözaltı mı, bu ayrım neden önemli?

Yakalama kişi özgürlüğüne, arama ise özel hayat ve konut dokunulmazlığına yönelik ayrı koruma tedbirleridir; her biri farklı hükümlere (yakalama için CMK m. 90-91, arama için CMK m. 116-122) ve farklı itiraz yollarına tabidir. Hangi tedbirle karşılaştığınızı doğru tespit etmek, doğru itiraz yolunu seçmeniz için belirleyicidir.

Olay soruşturma aşamasında mı yoksa kovuşturma aşamasında mı, bu neyi değiştirir?

Soruşturma aşamasında yakalama ve gözaltıya karşı sulh ceza hakimliğine itiraz edilir; kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından verilen kararlara karşı genel itiraz hükümleri (CMK m. 267 vd.) uygulanır. Sürecin hangi aşamada olduğu, başvurulacak merciyi ve süreleri doğrudan etkiler.

Arama kararı gösterilmeden evime girilip arama yapılabilir mi?

Hayır, kural olarak arama hakim kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yazılı yetkili merci emrine dayanmalıdır. Karar veya emrin bir örneğinin gösterilmesi ve arama nedeninin bildirilmesi kanuni bir zorunluluktur; bu olmadan yapılan arama hukuka aykırılık itirazına konu olabilir.

Arama sırasında avukatımın gelmesini bekleyebilir miyim?

Avukatınızın aramada hazır bulunmasına engel olunamaz; ancak bu, aramanın avukat gelene kadar tamamen ertelenmesi anlamına gelmez. Avukatınıza derhal haber verilmesini ve mümkün olan en kısa sürede sürece dahil edilmesini talep edebilirsiniz.

Hukuka aykırı arama sonucu bulunan delil, davada hiç kullanılamaz mı?

Kural bu yöndedir: hukuka aykırı elde edilen delil ve bu delilden türeyen diğer deliller (zehirli ağacın meyvesi doktrini) hükme esas alınamaz. Ancak somut olayın koşulları mahkemece ayrıca değerlendirilir; bu nedenle hukuka aykırılık iddiasının usulüne uygun ve zamanında ileri sürülmesi önemlidir.

Polis beni sokakta durdurup kimliğimi sorabilir mi, bu bir arama mıdır?

Hayır, PVSK ek m. 4/A yalnızca durdurma ve kimlik sorma yetkisi verir; bu, üst veya eşya araması yapma yetkisi değildir. Detaylı bir aramaya geçilebilmesi için ayrıca CMK kapsamında makul şüphe ve gerekiyorsa arama kararı veya emri aranır.

Yakalama veya arama hukuka aykırıysa tazminat için ne yapmalıyım?

CMK m. 141 kapsamında devletten maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz. Bunun için yakalama/gözaltı veya arama tutanağı, ilgili kararlar ve varsa beraat/takipsizlik kararı gibi belgelerin eksiksiz toplanması, tazminat davasının başarı ihtimalini doğrudan etkiler.

Yazar Hakkında

Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından Anayasa m. 19, 20, 21, CMK m. 90, 91, 116-122, 141, 267 ve PVSK ek m. 4/A hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Yakalama, gözaltı ve arama işlemlerine karşı itiraz, delil değerlendirme yasağı ve tazminat süreçleri hakkında detaylı bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.

Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde yakalama, gözaltı ve arama kararlarına itiraz ile haksız işlemler nedeniyle tazminat davalarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kartal Avukat Kripto Para Avukatı