Karayolları/Belediye Kusuru Nedeniyle Tazminat Davası
Karayolları veya belediye kusuru nedeniyle oluşan kazalarda, yolun bakımından sorumlu olan idareye karşı maddi ve manevi tazminat davası, kaza motorlu araç kazası niteliğindeyse Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır (2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 110 gereği adli yargı görevlidir ve bu, Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yerleşik içtihadıyla kesinleşmiştir).
Sorumlu Kurumlar
- Belediyeler: Şehir içi yollar, cadde ve sokaklar.
- Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM): Devlet yolları ve otoyollar (şehir dışı).
- İl Özel İdareleri: İl yolları.
Ne Talep Edilebilir?
- Araç zarar ve değer kaybı
- Tedavi masrafları ve sağlık giderleri
- Geçici veya kalıcı iş göremezlik (kazanç) kaybı
- Destekten yoksun kalma tazminatı (ölüm hâlinde)
- Manevi tazminat
İzlenecek Adımlar ve Deliller
- Trafik Kazası Tutanağı: Kaza hemen polis veya jandarma aranarak tutanak altına alınmalıdır. Yol kusuru tutanağa geçirilmelidir.
- Delil Tespiti: Yoldaki çukur, eksik levha veya logar kapağı hemen fotoğraf ve videolarla belgelenmelidir. Gerekirse HMK m. 400 kapsamında mahkemeden acil delil tespiti istenebilir.
- Dava Süreci: Deliller toplandıktan sonra görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılır.
Bu Yazıda Neler Var
- Bu davanın hukuki niteliği nedir?
- Hangi durumlarda idarenin sorumluluğu doğabilir?
- Hangi idareye karşı dava açılır?
- Belediyeye karşı açılacak tazminat davasında hangi mahkeme görevlidir?
- Adli yargı mı, idari yargı mı? Uyuşmazlık Mahkemesi’nin çözümü
- Belediye bozuk yol tazminatı nedir ve nasıl alınır?
- Buzlanmadan kaynaklanan trafik kazalarında durum nasıldır?
- İdari yargıda tam yargı davası ne zaman açılır?
- Trafik kazası nedeniyle tazminat davası nasıl açılır?
- Dava dilekçesinde neler ispatlanmalıdır?
- Karayollarına/idareye karşı tazminat davası dilekçesi nasıl yazılır?
- Hangi deliller önemlidir?
- Tazminat kapsamında hangi zararlar istenebilir?
- Zamanaşımı bakımından dikkat edilmesi gerekenler
- Adım adım nasıl ilerlenmeli?
- Uygulamada en sık yapılan hatalar
- Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları
- Sık sorulan sorular
Bu Davanın Hukuki Niteliği Nedir?
Karayolu veya belediye kusuru nedeniyle oluşan kazalarda açılan dava, çoğu durumda tam yargı davası niteliğindedir. Çünkü burada amaç, idarenin hizmet kusuru sebebiyle doğan maddi ve varsa manevi zararın tazmin edilmesidir. Bu tür davalarda temel mantık şudur: idarenin yol bakım, işaretleme, engel kaldırma, denetim veya güvenlik yükümlülüğü vardır; bu yükümlülük gereği gibi yerine getirilmezse kaza meydana gelebilir; zarar gören kişi, bu zarar ile idari ihmal arasında bağlantı kurarak tazminat isteyebilir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 10/b (Özet)
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak; gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak; karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri işaretlemek veya ortadan kaldırmak, yetkili idarelerin görevleri arasındadır.
Belediyeler bakımından ise Belediye Kanunu m. 14, ulaşım, kentsel altyapı ve belediye sınırları içindeki hizmetlerin yerine getirilmesi görevini düzenler.
Hangi Durumlarda İdarenin Sorumluluğu Doğabilir?
İdarenin kusurlu sorumluluğu, tipik olarak hizmet kusuru şeklinde ortaya çıkar. Bu; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi, kötü işlemesi veya güvenli biçimde yürütülmemesi gibi hâllerde söz konusu olur.
Yol Yapısı Kusurları
Yol üzerinde çukur, çökme, bariyer eksikliği, aydınlatma yetersizliği, kaldırım, rögar kapağı, menfez veya istinat duvarı gibi unsurların tehlike yaratması.
İşaretleme Kusurları
Trafik işaretlerinin konulmaması veya görünür olmaması; yol yapısı veya işaretleme yetersizliği nedeniyle kazanın meydana gelmesi.
Çalışma ve Bakım Kusurları
Yol yapım çalışmasında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması; karayolu üzerindeki tehlikeli engellerin işaretlenmemesi; belediye sınırları içinde bakım-onarım yapılmaması.
Bu hallerde idarenin, kendi görev alanındaki yolu güvenli biçimde tutma yükümlülüğünü ihlal ettiği ileri sürülebilir.
Hangi İdareye Karşı Dava Açılır?
Burada en kritik nokta, kazaya sebep olan yolun veya yerin hangi idarenin sorumluluğunda olduğunun doğru tespit edilmesidir.
| Yol Türü | Sorumlu İdare |
|---|---|
| Devlet yolları ve otoyollar (şehir dışı) | Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) |
| Şehir içi yollar, cadde ve sokaklar | İlgili belediye |
| İl yolları | İl özel idaresi (büyükşehirlerde genellikle büyükşehir belediyesi) |
Yanlış idareye karşı açılan bir dava, husumet yokluğu nedeniyle reddedilebilir; bu nedenle kazanın meydana geldiği yolun tam olarak hangi kurumun sorumluluk alanında olduğu, dava açılmadan önce (yazışma, bilgi edinme başvurusu veya ilgili idarenin kendi kayıtları üzerinden) netleştirilmelidir.
Belediyeye Karşı Açılacak Tazminat Davasında Hangi Mahkeme Görevlidir?
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 110
İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.
Kaza bir motorlu araç kazası niteliğindeyse (yani olayda bir motorlu taşıt yer alıyorsa), KTK m. 110 uyarınca belediyeye veya Karayollarına karşı açılacak tazminat davası adli yargıda, yani Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Bu kural; işleteni veya sahibi devlet ya da belediye olan araçların sebep olduğu zararları da, zarar görenin kamu görevlisi olduğu durumları da kapsar. Yetki bakımından, kazanın meydana geldiği yer mahkemesi veya davalının (idarenin) bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Adli Yargı mı, İdari Yargı mı? Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Çözümü
Bu başlık uygulamada en çok karıştırılan ve bazı kaynaklarda birbiriyle çelişir görünen noktadır. Gerçek durum şudur: konu, geçmişte Yargıtay ile Danıştay arasında görüş ayrılığına yol açmıştı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bir dönem (26.02.2015 tarih, 2015/493 E., 2015/557 K.) idarenin hizmet kusuruna dayalı trafik kazası davalarında idari yargıyı görevli kabul etmişti. Ancak bu görüş ayrılığı, Anayasa Mahkemesi’nin KTK m. 110’u anayasaya uygun bulan kararı ve ardından Uyuşmazlık Mahkemesi’nin bağlayıcı, yerleşik içtihadıyla (örn. 14.07.2014 tarih, 2014/759 E., 2014/811 K. ve 2014/834 E., 2015/79 K. sayılı kararlar) kesin olarak çözülmüştür.
Güncel ve bağlayıcı sonuç: motorlu araç kazası niteliğindeki olaylarda, idarenin hizmet kusurundan kaynaklansa dahi, KTK m. 110 özel hükmü uygulanır ve dava adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) görülür. Buna karşılık, olay bir motorlu araç kazası niteliği taşımıyorsa (örneğin bir yayanın araç karışmaksızın çukura düşüp yaralanması veya doğrudan bir idari eylem/ihmal söz konusuysa), bu durumda genel kural işler ve dava idari yargıda (İdare Mahkemesi), tam yargı davası olarak açılır. Bazı rakip kaynaklarda görülen “idari yargı görevlidir” başlıklı kararlar, çoğunlukla bu motorlu araç kazası dışındaki özel duruma veya tarihsel/istisnai içtihada ilişkindir; bu ayrımı gözden kaçırmak, yanlış mahkemede dava açılmasına ve süre kaybına yol açabilir.
| Olayın Niteliği | Görevli Yargı Kolu | Görevli Mahkeme |
|---|---|---|
| Motorlu araç karışan trafik kazası (bozuk yol, eksik levha, buzlanma nedeniyle araç kazası) | Adli yargı | Asliye Hukuk Mahkemesi |
| Motorlu araç karışmayan saf idari eylem/ihmal (örn. yayanın araçsız düşmesi) | İdari yargı | İdare Mahkemesi (tam yargı davası) |

Belediye Bozuk Yol Tazminatı Nedir ve Nasıl Alınır?
Belediye Bozuk Yol Tazminatı Nedir ve Nasıl Alınır?
Belediye bozuk yol tazminatı, belediyenin sorumluluğundaki bir yolda (çukur, çökme, logar kapağı eksikliği, bariyer eksikliği gibi) bulunan bir kusur nedeniyle meydana gelen kazada, zarar gören kişinin belediyeye karşı talep ettiği maddi ve manevi tazminattır. Alınabilmesi için:
- Kazanın belediyenin görev alanındaki bir yolda meydana geldiği,
- Yolda gerçekten bir bakım/işaretleme kusuru bulunduğu,
- Bu kusur ile kaza arasında illiyet bağı olduğu,
- Zararın türü ve miktarının (araç hasarı, tedavi gideri, iş göremezlik vb.) somut olarak ortaya konulduğu
unsurlarının delillerle (tutanak, fotoğraf, bilirkişi raporu) ispatlanması gerekir. Dava, motorlu araç kazası niteliğindeyse Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Buzlanmadan Kaynaklanan Trafik Kazalarında Durum Nasıldır?
Buzlanma nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında da aynı hizmet kusuru mantığı işler: idare, kış şartlarında yolu güvenli tutmak, tuzlama ve kum serme gibi önlemleri zamanında almak, gerekiyorsa yolu geçici olarak kapatmak veya uyarı işaretleri koymakla yükümlüdür. Bu önlemler alınmamışsa veya yetersiz kalmışsa, idarenin hizmet kusuru gündeme gelebilir. Ancak buzlanma davalarında ispat daha zordur; çünkü mahkeme genellikle meteorolojik veriler, idarenin o tarihteki tuzlama/kar mücadelesi kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle, idarenin makul önlemleri alıp almadığını değerlendirir. Sırf hava koşullarının kötü olması tek başına idarenin kusurlu olduğu anlamına gelmez; idarenin elindeki imkânlarla makul ölçüde önlem alıp almadığı belirleyicidir.
İdari Yargıda Tam Yargı Davası Ne Zaman Açılır?
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu Madde 13
İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.
Dava idari yargıda açılacaksa (yani olay motorlu araç kazası niteliğinde değilse), önce idareye başvuru şarttır: eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren 1 yıl içinde, her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılmalıdır. İdare bu başvuruyu tamamen veya kısmen reddederse ya da 30 gün içinde cevap vermezse, dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Önemli bir istisna: İYUK m. 13/2’ye göre, görevli olmayan adli yargı merciine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada bu idareye başvuru şartı aranmaz.
Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat Davası Nasıl Açılır?
- Kaza tutanağı tutturulur: Polis veya jandarma çağrılarak resmî kaza tespit tutanağı düzenlenir; yol kusuru tutanağa geçirilir.
- Delil tespiti yapılır: Çukur, eksik levha, logar kapağı gibi unsurlar derhal fotoğraf ve video ile belgelenir; gerekirse HMK m. 400 kapsamında mahkemeden acil delil tespiti istenir.
- Sorumlu idare tespit edilir: Yolun Karayolları mı, belediye mi, il özel idaresi mi sorumluluğunda olduğu netleştirilir.
- Olayın niteliği belirlenir: Motorlu araç kazası mı, saf idari eylem mi olduğu değerlendirilir; bu, görevli mahkemeyi belirler.
- Gerekiyorsa idareye başvuru yapılır: İdari yargı yoluna gidilecekse İYUK m. 13 süresi kaçırılmamalıdır.
- Görevli mahkemede dava açılır: Motorlu araç kazasıysa Asliye Hukuk Mahkemesinde, saf idari eylemse İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılır.
Dava Dilekçesinde Neler İspatlanmalıdır?
Bu tür davalar, özellikle bilirkişi incelemesi ve keşif gerektiren dosyalarda uzun sürebilir; dava makul süreyi aşarsa yıllardır süren dava tazminat kazandırabilir mi yazımızdaki Tazminat Komisyonu başvurusu da ayrıca değerlendirilebilir.
İdareye karşı açılacak tazminat davasında üç ana unsurun ispatı gerekir:
a) Kusur
İdarenin yol yapım, bakım, işaretleme veya denetim görevini gereği gibi yerine getirmediği gösterilmelidir.
b) Zarar
Maddi zarar, bedensel zarar, araç hasarı, tedavi gideri, iş göremezlik, gelir kaybı, destek kaybı veya manevi zarar somutlaştırılmalıdır.
c) İlliyet Bağı
Kaza ile idari kusur arasında doğrudan bağlantı kurulmalıdır.
Yani sadece “yolda kaza yaptım” demek yeterli değildir. Kazanın, yolun bozukluğu, işaret eksikliği, altyapı kusuru veya bakım yetersizliği nedeniyle meydana geldiği somut delillerle gösterilmelidir.
Karayollarına/İdareye Karşı Tazminat Davası Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Dilekçede genellikle şu unsurlar bulunmalıdır:
- Görevli ve yetkili mahkemenin adı (Asliye Hukuk veya İdare Mahkemesi),
- Davacı ve davalı idarenin (Karayolları Genel Müdürlüğü, ilgili belediye vb.) bilgileri,
- Olayın tarihi, yeri ve nasıl meydana geldiğinin anlatımı,
- İdarenin hangi görevi ihmal ettiğinin somut olarak açıklanması (çukur, eksik işaretleme, bakımsızlık vb.),
- Kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin deliller (tutanak, fotoğraf, bilirkişi, tanık),
- Talep edilen maddi ve manevi tazminat kalemleri ve miktarları,
- İdari yargı yoluna gidilecekse, idareye yapılan ön başvuru ve cevabı (veya cevap verilmediği),
- Faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi.
Dilekçenin hangi yargı koluna göre (idari veya adli usul kurallarına göre) hazırlanacağı, yukarıda anlatılan “motorlu araç kazası mı, saf idari eylem mi” ayrımına göre belirlenmelidir; yanlış usulle hazırlanan bir dilekçe, görevsizlik kararı ve zaman kaybına yol açabilir.
Hangi Deliller Önemlidir?
Bu tür davalarda şu deliller çok önemlidir:
- Kaza tespit tutanağı,
- Olay yeri fotoğrafları ve video kayıtları,
- Araç hasar fotoğrafları ve eksper raporu,
- Ambulans, hastane ve tedavi kayıtları,
- Polis veya zabıta tutanakları,
- Belediye veya Karayolları ile yapılan yazışmalar,
- Keşif ve bilirkişi incelemesi,
- Tanık beyanları,
- İmar ve yol bakım kayıtları,
- Güvenlik kamera görüntüleri.
Özellikle olay yeri görüntüleri, yol üzerindeki çukur, bariyer eksikliği, işaretleme yetersizliği veya engel durumunu ispat açısından çok önemlidir; bu görüntüler zamanla ortadan kalkabileceğinden (yol onarılabilir, iz silinebilir) kaza sonrası mümkün olan en kısa sürede belgelenmelidir.
Tazminat Kapsamında Hangi Zararlar İstenebilir?
Somut olaya göre şu zararlar talep edilebilir:
- Araç hasarı ve tamir giderleri,
- Çekici ve kurtarma giderleri,
- Tedavi giderleri,
- Kazanç kaybı,
- Çalışma gücünün azalması,
- Ekonomik geleceğin sarsılması,
- Destekten yoksun kalma tazminatı (ölüm hâlinde),
- Manevi tazminat.
Özellikle yaralanmalı ve ölümlü kazalarda maddi ve manevi tazminat birlikte gündeme gelir; benzer maddi/manevi tazminat kalemlerinin işçi-işveren ilişkisinde nasıl işlediğini iş kazası maddi manevi tazminat davası yazımızda inceleyebilirsiniz.
Zamanaşımı Bakımından Dikkat Edilmesi Gerekenler
Burada iki farklı süre rejimi vardır; hangisinin uygulanacağı, davanın idari mi adli mi olduğuna göre değişir:
| Dava Türü | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İdari eylemden doğan zararlar (idari yargı) | Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde eylemden itibaren 5 yıl | İYUK m. 13 |
| Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlar (adli yargı) | Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde kaza gününden itibaren 10 yıl | KTK m. 109 |
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 109 (Özet)
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Bu nedenle olayın hukuki niteliğine göre hangi sürenin uygulanacağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Süre hesabında hata yapılması, davanın usulden reddine yol açabilir.
Adım Adım Nasıl İlerlenmeli?
- Yolun kime ait olduğunu tespit edin: Karayolları mı, belediye mi, başka bir kamu kurumu mu?
- Olayın niteliğini belirleyin: İdari eylem mi, motorlu araç kazası mı, her ikisi birden mi?
- Delilleri derleyin: Fotoğraflar, tutanaklar, hastane kayıtları, ekspertiz, tanıklar.
- Gerekirse idareye başvuru yapın: İYUK m. 13 süresini kaçırmayın.
- Görevli mahkemede dava açın: İdari yargı mı, adli yargı mı? Bu nokta dosyanın kaderini belirler.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
- Yolun sorumlu idaresini yanlış belirlemek,
- İdari başvuru yapmadan dava açmak (idari yargı yolu gerekiyorsa),
- Dava süresini yanlış hesaplamak,
- Sadece “kaza oldu” diyerek kusuru ispatlamamak,
- Olay yerini zamanında fotoğraflamamak,
- Bilirkişi incelemesini talep etmemek,
- Zarar kalemlerini ayrı ayrı istememek,
- Adli yargı ile idari yargıyı karıştırmak.
Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları
Uyuşmazlık Mahkemesi, 14.07.2014 Tarih, 2014/759 E., 2014/811 K.
Karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda, 2918 sayılı KTK m. 110 hükmü gereği adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015/15752 E., 2018/8766 K.
2918 sayılı KTK’nın 6099 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dâhil, bu kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargı yerinde görüleceği, zarar görenin kamu görevlisi olmasının da bu hükmün uygulanmasını önlemeyeceği vurgulanmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 26.02.2015 Tarih, 2015/493 E., 2015/557 K. (Tarihsel/İstisnai Görüş)
Trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerinden kaynaklandığı iddia edilen zararların tazmini istemiyle idareye karşı açılan bazı davalarda idari yargının görevli olduğu değerlendirilmiştir. Bu görüş, sonraki Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla motorlu araç kazaları bakımından aşılmış olup, günümüzde motorlu araç karışan kazalarda adli yargının görevli olduğu yerleşik ve bağlayıcı içtihattır.
Kazanızın şehir içinde mi yoksa şehir dışında mı olduğu ve kazada yaralanma/ölüm mü, yoksa yalnızca araç hasarı mı söz konusu olduğu, hem sorumlu idarenin hem de görevli mahkemenin doğru tespiti açısından belirleyicidir.
Sık Sorulan Sorular
Belediye bozuk yol tazminatı nedir ve nasıl alınır?
Belediyenin sorumluluğundaki bir yoldaki bakım/işaretleme kusuru nedeniyle oluşan kazada talep edilen maddi ve manevi tazminattır; kusur, zarar ve illiyet bağının delillerle ispatlanmasıyla alınır.
Belediyeye karşı açılacak tazminat davasında hangi mahkeme görevlidir?
Kaza motorlu araç kazası niteliğindeyse Asliye Hukuk Mahkemesi (KTK m. 110); motorlu araç karışmayan saf idari eylem söz konusuysa İdare Mahkemesi (tam yargı davası) görevlidir.
Karayollarına karşı tazminat davası dilekçesi nasıl yazılır?
Görevli mahkeme, tarafların bilgileri, olayın anlatımı, idarenin ihmal ettiği görev, kusur/zarar/illiyet bağına ilişkin deliller ve talep edilen tazminat kalemleri açıkça belirtilerek, davanın idari mi adli mi olduğuna uygun usulle hazırlanmalıdır.
Trafik kazası nedeniyle tazminat davası nasıl açılır?
Kaza tutanağı tutturulur, deliller toplanır, sorumlu idare ve olayın niteliği belirlenir, gerekiyorsa idareye ön başvuru yapılır ve görevli mahkemede (Asliye Hukuk veya İdare Mahkemesi) dava açılır.
Karayolları tazminat davası ne kadar sürer?
Bilirkişi incelemesi, keşif ve delil toplama sürecine göre değişir; dava uzun sürerse makul sürede yargılanma hakkı kapsamında tazminat başvurusu da ayrıca gündeme gelebilir.
Yoldan kaynaklanan trafik kazalarında kim sorumludur?
Yolun bulunduğu yere göre Karayolları Genel Müdürlüğü, ilgili belediye veya il özel idaresi sorumlu olabilir; sorumluluk, yolun bakım ve işaretleme görevinin ihmal edilmesine dayanır.
Karayollarına dava açmak için önce idareye başvuru şart mı?
Dava idari yargıda açılacaksa evet, İYUK m. 13 uyarınca önce idareye yazılı başvuru yapılmalıdır; motorlu araç kazası nedeniyle adli yargıda açılacak davada bu ön başvuru şartı aranmaz.
İdarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat davası dilekçesi nasıl hazırlanır?
İdarenin hangi görevi (bakım, işaretleme, denetim) ihmal ettiği somut olarak anlatılmalı, kusur-zarar-illiyet bağı delillerle desteklenmeli ve talep edilen tazminat kalemleri ayrı ayrı belirtilmelidir.
Buzlanmadan kaynaklanan trafik kazalarında idare sorumlu tutulabilir mi?
Evet, idare kış şartlarında tuzlama, kum serme ve uyarı gibi makul önlemleri almamışsa hizmet kusuru nedeniyle sorumlu tutulabilir; ancak bu, somut olayda idarenin önlem alıp almadığının ispatına bağlıdır.
Trafik kazasında karayollarının kusuru nasıl ispatlanır?
Olay yeri fotoğrafları, kaza tutanağı, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları ve varsa güvenlik kamerası görüntüleriyle, yol kusuru ile kaza arasındaki illiyet bağı gösterilerek ispatlanır.
Trafik kazası tazminat dava dilekçesinde hangi tazminat kalemleri istenmelidir?
Araç hasarı, tedavi giderleri, kazanç kaybı, iş göremezlik, destekten yoksun kalma (ölüm hâlinde) ve manevi tazminat kalemleri, her biri ayrı ayrı ve somut miktarlarla talep edilmelidir.
Yazar Hakkında
Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 10, 109, 110, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2, 12, 13, 36 ve 5393 sayılı Belediye Kanunu m. 14 hükümleri ile ilgili Anayasa Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Karayolları veya belediye kusuru nedeniyle oluşan kazalarda idareye tazminat davası hakkında detaylı ve dosyanıza özel bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde trafik kazası tazminatı, idare hukuku ve belediye/karayolları kusuru davaları alanında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.