Kira Hukuku
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Şartları

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, mülk sahibinin veya kanunen belirtilen yakınlarının konut ya da iş yeri gereksinimi nedeniyle kiracıyı çıkarmak için açabildiği yasal bir davadır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Şartları

  • İhtiyaç Sahibi: Konut veya iş yeri gereksinimi kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu (çocukları, torunları), üstsoyu (anne, babası) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için geçerli olabilir.
  • Gerçek ve Samimi İhtiyaç: İddia edilen ihtiyacın geçici veya geleceğe dönük değil, gerçek, zorunlu ve samimi olması gerekir.
  • Devamlılık: İhtiyacın sadece dava açıldığı tarihte değil, yargılama süresince de devam etmesi şarttır.
  • Başka Taşınmazın Olmaması: Kiraya verenin aynı amaçla kullanabileceği benzer nitelikte başka bir konutu veya iş yeri bulunmamalıdır.
  • Arabuluculuk Şartı: Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerekir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Süreler

  • Dava Açma Süresi: Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih dönemlerine ve bildirim sürelerine uyularak 1 aylık yasal süre içinde dava açılmalıdır. İhtarname çekilerek sürenin bir kira yılı uzatılması da mümkündür.
  • İspat Yükü: Ev sahibi ihtiyacını somut, objektif ve inandırıcı delillerle kanıtlamak zorundadır. Soyut beyanlar kabul edilmez.
  • Yeniden Kiralama Yasağı: Tahliye edilen taşınmaz, haklı bir sebep olmadıkça 3 yıl geçmeden eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Aksi halde eski kiracıya tazminat ödeme yükümlülüğü doğar.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Nedir?

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 350

Kiraya veren, kira sözleşmesini; kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası, kiraya verenin kendisinin veya kanunda sayılan yakınlarının konut ya da işyeri ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek kiracının tahliyesini istemesidir. Bu dava, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı lehine kurulan istikrar korumasının istisnalarından biridir. Bu nedenle sıkı şartlara tabidir ve her ihtiyaç iddiası tahliye için yeterli değildir. En temel hukuki dayanak TBK m. 350’dir. Bunun yanında dava açma süresinin uzamasına ilişkin TBK m. 353, dava sebeplerinin kiracı aleyhine genişletilemeyeceğine ilişkin TBK m. 354 ve tahliye sonrası yeniden kiralama yasağına ilişkin TBK m. 355 uygulamada kritik önem taşır.

Kiracı Tahliyesi İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

1. İhtiyaç Sahibi Doğru Kişi Olmalı

İhtiyaç; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için ileri sürülmelidir. Kardeş, yeğen veya arkadaş gibi kanunda sayılmayan kişiler için ihtiyaç iddiası somut olayda dikkatle değerlendirilir.

2. İhtiyaç Gerçek Olmalı

İhtiyaç kâğıt üzerinde değil, fiilen mevcut olmalıdır. Sadece ucuz veya lüks yerde oturma isteği, geçici ziyaret gibi sebepler tek başına yeterli görülmeyebilir.

3. İhtiyaç Samimi Olmalı

İhtiyacın, tahliye amacını gizleyen bir bahane olmaması gerekir. Tahliye sonrasında taşınmazın çok kısa süre içinde başka birine verilmesi, gerçek ihtiyaç iddiasını ciddi biçimde zedeler.

4. İhtiyaç Zorunlu Olmalı

Kanun “kullanma zorunluluğu” ifadesini kullanır. Bu, basit arzuya değil gerçek bir kullanım gereksinimine işaret eder. Öğretim, iş, sağlık, aile birliği gibi nedenler önem taşır.

5. Süreler ve Usul Doğru İşletilmeli

Dava, sözleşme türüne göre doğru zamanda açılmalı, gerekiyorsa yazılı bildirim yapılmalı ve dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmalıdır.

Konut İhtiyacı Sebebiyle Tahliye Olmak İçin Hangi Şartlar Gereklidir?

Konut ihtiyacı, TBK m. 350’nin en sık uygulanan halidir. Konut ihtiyacına dayalı bir tahliye davasının başarılı olması için şu unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • İhtiyaç sahibinin (kiraya veren veya kanunda sayılan yakını) o şehirde/bölgede fiilen barınma ihtiyacı bulunmalı,
  • İhtiyaç sahibinin, aynı ihtiyacı karşılayabilecek başka bir konutu olmamalı,
  • Taşınmazın niteliği (oda sayısı, konumu, büyüklüğü) ihtiyaç sahibinin gerçek yaşam koşullarına uygun olmalı,
  • İhtiyaç, dava açıldığı andan itibaren yargılama boyunca devam etmeli, sonradan ortadan kalkan bir ihtiyaç için tahliye kararı verilemez,
  • Kira sözleşmesi türüne göre doğru sürede dava açılmalı ve zorunlu arabuluculuk aşaması tamamlanmalıdır.

Örneğin kiraya verenin çocuğu, taşınmazın bulunduğu şehirde üniversite kazanmışsa ve ailenin o şehirde kullanıma uygun başka bir konutu yoksa, bu genellikle gerçek, samimi ve zorunlu bir konut ihtiyacı olarak değerlendirilebilir.

Kimler İçin İhtiyaç İleri Sürülebilir?

Kanun, tahliye sebebi olarak ihtiyaç ileri sürülebilecek kişileri sınırlı şekilde saymıştır:

  • Kiraya verenin kendisi,
  • Kiraya verenin eşi,
  • Kiraya verenin altsoyu (çocukları, torunları),
  • Kiraya verenin üstsoyu (anne, babası),
  • Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler.

Bu sayım sınırlıdır. Sırf kardeş, yeğen, kayınvalide, arkadaş veya iş ortağı için ihtiyaç ileri sürüldüğünde, TBK m. 350 kapsamına girip girmediği somut olayda dikkatle değerlendirilmelidir. “Bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler” ibaresi dar ama işlevsel bir alan açar, keyfî yorumlanamaz.

2023’ten Beri Zorunlu: Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Şartı

Docx kaynağınızda henüz yer almayan, uygulamayı doğrudan etkileyen güncel bir gelişme şudur: 28.3.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı Kanun’un 37. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/B maddesi uyarınca, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar (ihtiyaç nedeniyle tahliye davası dahil) dava şartı arabuluculuğa tabidir.

Bu, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmak isteyen kiraya verenin, doğrudan mahkemeye gitmeden önce mutlaka arabulucuya başvurması ve arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemesi gerektiği anlamına gelir. Bu tutanak eklenmezse mahkeme, 1 haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiğini bildirir. Bu süre içinde de sunulmazsa dava usulden reddedilir. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davaya konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

2025’in Kritik Kararı: Arabuluculuğa Ne Zaman Başvurulmalı?

Bu, çok yeni ve pratikte sıkça hataya yol açan bir noktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 26.05.2025 tarihli, 2025/1495 E., 2025/3048 K. sayılı kararında, ihtiyaç nedeniyle tahliye hakkının kira sözleşmesinin bitiminde doğduğu, bu tarihten önce yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartı niteliği taşımayacağı belirtilmiştir. Yani kiraya veren, sözleşme süresi henüz dolmadan “erken” arabuluculuk başvurusu yaparsa, bu başvuru geçerli bir dava şartı arabuluculuğu sayılmaz ve buna dayanılarak açılan dava reddedilebilir.

Bu nedenle doğru sıralama şudur: önce tahliye hakkının doğduğu tarih (sözleşme bitimi veya ilgili fesih dönemi) doğru hesaplanmalı, arabuluculuk başvurusu bu tarihten sonra yapılmalıdır. Arabuluculuk süreci başladığında, bir aylık dava açma süresi durur. Son tutanak düzenlendiğinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

TBK m. 350’ye göre dava açma zamanı, kira sözleşmesinin türüne göre değişir:

Sözleşme Türü Dava Açma Zamanı
Belirli süreli sözleşme Sürenin sonunda, bu tarihten itibaren 1 ay içinde
Belirsiz süreli sözleşme Genel fesih dönemine ve bildirim sürelerine uyularak belirlenecek tarihten itibaren 1 ay içinde

Bu bir aylık süre uygulamada çoğu kez hak düşürücü süre niteliğinde değerlendirilir. Yanlış hesaplama davanın reddine yol açabilir. Ancak TBK m. 353 uyarınca, kiraya veren en geç bu süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İhtarname Süresi

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 353

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

İhtarnamenin kendisi için kanunda ayrı bir süre belirtilmez. Belirleyici olan, dava açma süresi dolmadan önce yazılı bildirimin yapılmış olmasıdır. Bu bildirim yapılırsa, o kira dönemi için dava açma hakkı kaybedilmiş olsa bile, bir sonraki kira yılı için dava açma süresi korunur. Bu nedenle uygulamada, tahliye sebebi doğduğunda kiracıya noter ihtarnamesi gönderilmesi, hem ispat hem süre hem de usul güvenliği açısından önemlidir.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasında İhtar Şart mı?

Her olayda ihtarname göndermek zorunlu değildir. Dava, sözleşme türüne göre doğru zamanda doğrudan da açılabilir. Ancak süre yönetimi açısından yazılı bildirim çok değerlidir: TBK m. 353 sayesinde, süresi içinde yazılı bildirim yapılmışsa dava açma hakkı bir kira yılı boyunca korunur. Bu nedenle “ihtar şart mı” sorusunun doğru cevabı şudur: zorunlu değildir, ama süre güvenliği için şiddetle önerilir.

10 Yıllık Kiracıyı Tahliye Etmek İçin Dava Açmaya Ne Kadar Sürem Var?

Bu soruda iki farklı hukuki kurum karıştırılmamalıdır. İhtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m. 350)‘de kiracının kaç yıldır oturduğu tek başına belirleyici değildir. Önemli olan ihtiyacın varlığı ve dava süresinin doğru hesaplanmasıdır (yukarıdaki 1 aylık süre). Buna karşılık TBK m. 347’deki “10 yıllık uzama süresi” tamamen ayrı ve bağımsız bir tahliye yoludur: kiraya veren, kiranın başlangıcından itibaren 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra, her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirim yapmak koşuluyla, hiçbir ihtiyaç veya sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.

Yani 10 yıldır oturan bir kiracı için iki farklı yol vardır: (1) ihtiyaç varsa TBK m. 350’deki 1 aylık dava süresi işletilir; (2) ihtiyaç yoksa ve 10 yıllık süre dolmuşsa, TBK m. 347 kapsamında yalnızca 3 aylık bildirim süresine uyularak sebepsiz fesih yoluna gidilebilir. Hangi yolun uygun olduğu, somut sözleşmenin başlangıç tarihine ve kiraya verenin ihtiyacının bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

İhtiyacın İspatı: Hangi Deliller Kullanılır?

İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında ispat, davanın kaderini belirler. Mahkeme çoğu zaman şu tür delilleri önemser:

  • Nüfus ve adres kayıtları,
  • Sağlık raporları,
  • İşyeri kuruluş/ruhsat belgeleri veya yeni iş yeri açma planı,
  • Aynı yerde başka elverişli taşınmaz bulunmadığına ilişkin açıklamalar,
  • Tanık beyanları,
  • Kira sözleşmesi ve ekleri,
  • Noter ihtarnameleri,
  • Taşınmazın mevcut kullanım durumunu gösteren belgeler.

İhtiyaç iddiası soyut kalmamalıdır. Örneğin kiraya veren başka şehirde yaşıyorsa bu taşınmazı neden kullanacağı, eşi için talep ediyorsa eşin gerçekten orada yaşama ihtiyacı olup olmadığı somutlaştırılmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetki bakımından, davaya konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yetki itirazına yol açmamak için dava doğru yerde açılmalıdır. Ev satın alan yeni malikin ihtiyaç iddiasına dayanan benzer sürecinde geçerli olan kurallar için ev satılırsa kiracının durumu yazımızdaki 1 ay + 6 ay kuralı da ayrıca incelenebilir. İki durum farklı ama birbirine yakın usul kurallarına tabidir.

Kiracı, Tahliye Kararından Kaç Gün Sonra Evi Boşaltır?

Mahkeme tahliye kararı verip karar kesinleştikten sonra, kiracı kendiliğinden çıkmazsa süreç icra yoluyla infaz edilir. Alacaklı (kiraya veren), kesinleşen ilamla icra dairesine başvurur. İcra dairesi kiracıya bir icra emri gönderir. Genel icra hükümlerine göre, kiracıya taşınmazı boşaltması için tebliğden itibaren kısa bir süre (uygulamada genellikle 7 gün) tanınır. Bu süre içinde gönüllü tahliye yapılmazsa, icra memuru marifetiyle taşınmaz zorla boşaltılır. Bu nedenle “mahkemeden kaç gün sonra çıkar” sorusunun cevabı, kararın kesinleşme süreci ile icra emrindeki süre birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkar. Bu süreler tek bir sabit gün sayısına indirilemez, dosyanın somut aşamasına göre değişir.

Tahliye Sonrası Yeniden Kiralama Yasağı (3 Yıl)

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 355

Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. Kiraya veren bu hükme aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Bu düzenleme, gerçek bir ihtiyaç yokken kiracıyı sırf daha yüksek bedelle başkasına kiralamak için tahliye ettirmeyi önlemeyi amaçlar. Mahkeme, ihtiyaç iddiasının gerçekliğini değerlendirirken, tahliyeden sonraki fiilî davranışın da hukuki sonuç doğuracağını bilir. İhtiyaç sebebi gerçekten samimi değilse, kiraya veren sonradan ciddi bir tazminat riskiyle karşılaşabilir. Bu koruma, tahliyenin mahkeme kararı ve icra yoluyla gerçekleşmiş olması hâlinde daha güçlü biçimde uygulanır. Kiracının salt bir ihtarname üzerine kendiliğinden ve gönüllü olarak boşaltması hâlinde ise durum ayrıca değerlendirilir.

Konut İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Yargıtay Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.05.2025, 2025/1495 E., 2025/3048 K.

İhtiyaç nedeniyle tahliye hakkının kira sözleşmesinin bitiminde doğduğu, bu tarihten önce yapılan arabuluculuk başvurusunun dava şartı niteliği taşımayacağı ve bu şekilde açılan davanın reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu emsal kararın yanı sıra, uygulamada yerleşik olarak şu ilkeler benimsenmiştir: ihtiyacın dava açıldığı tarihte var olması yetmez, yargılama boyunca da devam etmesi gerekir. Sonradan ortadan kalkan bir ihtiyaç için tahliye kararı verilemez. Ayrıca, kiralanan taşınmazın tapu kütüğünde kira sözleşmesine ilişkin bir şerh bulunması hâlinde, yeni malikin kiracıyı yalnızca kira dönemi sonunda ve 1 aylık dava süresiyle tahliye edebileceği, 6 aylık bekleme süresi gerektiren yolu kullanamayacağı kabul edilmektedir.

Kiracı Bu Davada Nasıl Savunma Yapabilir?

Kiracı, ihtiyaç nedeniyle tahliye davasında şu savunmaları ileri sürebilir:

  • İhtiyaç gerçek değildir,
  • İhtiyaç zorunlu değildir,
  • Kiraya verenin aynı ihtiyacı karşılayacak başka taşınmazı vardır,
  • Dava süresi kaçırılmıştır,
  • Arabuluculuk başvurusu usulsüz veya erken yapılmıştır,
  • Bildirim usulsüzdür,
  • Tahliye sonrası yeniden kiralama ihtimali vardır ve bu durum kötü niyeti gösterir,
  • İhtiyaç iddiası ile dava açma zamanı arasında çelişki vardır.

Kiracı açısından önemli olan, ihtiyacın gerçekte var olup olmadığını sorgulamak ve bunu somut olaylarla gösterebilmektir; kira ilişkisinin genel niteliği ve önceki tahliye süreçleriyle ilgili kira sözleşmesi ve tahliye hukukunun genel ilkeleri de bu savunmaların kurgulanmasında yardımcı olabilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Kiraya veren açısından

  • İhtiyacı yeterince somutlaştırmadan dava açmak,
  • Yanlış süre hesabı yapmak,
  • Arabuluculuk başvurusunu tahliye hakkı doğmadan (erken) yapmak,
  • Yazılı bildirim yapmamak,
  • Tahliye sonrası yeniden kiralama yasağını göz ardı etmek.

Kiracı açısından

  • İhtar ve dava tarihlerini önemsememek,
  • İhtiyaç iddiasını sadece “beyan” olarak görüp delil incelemesi yapmamak,
  • Dava süresi kaçırılmış olsa bile buna rağmen cevap vermeyi ihmal etmek,
  • Taşınmazın başka amaçla kullanılabileceği ihtimalini araştırmamak.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında ihtiyacın doğru nitelendirilmesi, arabuluculuk ve dava sürelerinin eksiksiz işletilmesi, davanın kabul veya reddini doğrudan belirler.

İzmir Avukat

Sık Sorulan Sorular

Kiracı tahliyesi için hangi şartlar gereklidir?

İhtiyacın kanunda sayılan kişiler için ileri sürülmesi, gerçek, samimi ve zorunlu olması, dava süresinde açılması, gerekirse yazılı bildirim yapılması ve dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Konut ihtiyacı sebebiyle tahliye olmak için hangi şartlar gereklidir?

İhtiyaç sahibinin o bölgede fiilen barınma ihtiyacı bulunmalı, aynı ihtiyacı karşılayacak başka konutu olmamalı, ihtiyaç dava boyunca devam etmeli ve süreler ile arabuluculuk şartı usulüne uygun işletilmelidir.

10 yıllık kiracıyı tahliye etmek için dava açmak için ne kadar sürem var?

İhtiyaç varsa TBK m. 350’deki 1 aylık dava süresi uygulanır. İhtiyaç yoksa ve kiranın başlangıcından itibaren 10 yıllık uzama süresi dolmuşsa, TBK m. 347 uyarınca her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce yazılı bildirim yaparak sebep göstermeksizin fesih yoluna gidilebilir.

Kiracı, tahliye kararından mahkemeden kaç gün sonra evi boşaltır?

Kiracı kendiliğinden çıkmazsa, kesinleşen karar icra dairesine götürülür ve kiracıya gönderilen icra emrinde genellikle 7 günlük bir süre tanınır. Bu süre içinde boşaltılmazsa icra yoluyla zorla tahliye edilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye ihtarname süresi ne kadardır?

İhtarnamenin kendisi için ayrı bir süre yoktur. Önemli olan dava açma süresi dolmadan önce yazılı bildirimin yapılmasıdır. Bu yapılırsa TBK m. 353 uyarınca dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Konut ihtiyaç nedeniyle tahliye Yargıtay kararları neyi gösteriyor?

Güncel içtihatlar, ihtiyacın dava boyunca devam etmesi gerektiğini, arabuluculuk başvurusunun tahliye hakkı doğduktan sonra yapılması gerektiğini ve tapuda kira şerhi varsa yeni malikin süreç seçimini sınırladığını göstermektedir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında ihtar şart mı?

Zorunlu değildir ancak süresi içinde yazılı bildirim (ihtarname) yapılması, dava açma hakkının bir kira yılı boyunca korunmasını sağladığından şiddetle önerilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açma süresi ne kadardır?

Belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonundan, belirsiz süreli sözleşmelerde ilgili fesih döneminden itibaren 1 ay içinde dava açılmalıdır, yazılı bildirimle bu süre bir kira yılı için uzayabilir.

İhtiyaç nedeniyle tahliyede emsal karar var mı?

Evet, özellikle Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2025/1495 E., 2025/3048 K. sayılı kararı, arabuluculuk başvurusunun zamanlaması konusunda güncel ve önemli bir emsaldir.

Yazar Hakkında

Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 347, 350, 353, 354, 355, 7445 sayılı Kanun ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. İhtiyaç nedeniyle tahliye davası şartları ve süreç yönetimi hakkında detaylı ve dosyanıza özel bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.

Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde kira hukuku, ihtiyaç nedeniyle tahliye davaları ve gayrimenkul hukuku alanında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kartal Avukat Kripto Para Avukatı