İşyeri Devrinde İşçi Hakları ve Kıdem Tazminatı Durumu – 2026
İşyerinin devri, işçi otomatik olarak hak kaybına uğrar mı? Hayır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 6 uyarınca işyeri devredildiğinde işçinin iş sözleşmesi bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralan işverene geçer. Devir tek başına ne işçi ne de işveren için fesih sebebi oluşturur ve işçinin kıdemi sıfırlanmaz; kıdem, eski ve yeni işveren yanındaki hizmet sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır.
Bu Yazıda Neler Var
- İşyeri devri nedir, iş sözleşmesi ne olur?
- İşçinin kıdemi sıfırlanır mı?
- Devir tek başına haklı fesih sebebi midir?
- Devir öncesi doğan borçlardan kim sorumlu?
- Kıdem tazminatında sorumluluk farklıdır
- Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
- Devir nedeniyle işten çıkarma mümkün mü?
- Uygulamadaki büyük tuzak: sahte SGK çıkış-giriş
- İşçinin diğer hakları ne olur?
- İşveren açısından dikkat edilmesi gerekenler
- İflas halinde devir farklı mıdır?
- İşçinin pratik yol haritası
- Sık sorulan sorular
İşyeri Devri Nedir, İş Sözleşmesi Ne Olur?
4857 Sayılı İş Kanunu Madde 6 (Özet)
İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür.
İşyeri devri, ekonomik bir bütünün (işyeri, teçhizat, organizasyon, işçi kadrosu) hukuki bir işlemle başka bir işverene geçmesidir; şirket birleşmeleri, bölünmeleri, hisse devirleri ve işletme satışları da bu kapsamda değerlendirilebilir. Devrin gerçekleşmesi için işyerinin ekonomik birlik olarak devredilmiş olması gerekir; bu, somut olaya göre değerlendirilir.
Devir gerçekleştiğinde işçinin sözleşmesi kendiliğinden devralan işverene geçer; işçinin yeniden imza atması veya yeni bir sözleşme yapması gerekmez. Devralan işveren işçiyi “yeni işe alınmış” gibi değerlendiremez.
İşçinin Kıdemi Sıfırlanır mı?
Hayır. Bu, işçilerin en çok merak ettiği ve kanunun en güçlü koruduğu noktadır. Devralan işveren, kıdeme, izin süresine, ihbar süresine ve benzer hizmet süresine bağlı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihi esas almak zorundadır. Yani:
- İşçinin çalışma süresi sıfırlanmaz,
- Kıdem, izin, ihbar gibi hizmet süresine bağlı haklarda başlangıç tarihi değişmez,
- Devralan işveren işçiyi sıfırdan başlamış gibi gösteremez.
Devir Tek Başına İşçi İçin Haklı Fesih Sebebi midir?
Hayır. Kanun açıkça, işyeri devrinin işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmayacağını düzenler. Yani işçi, salt “işyerim devredildi” diyerek tek başına haklı nedenle fesih yapmış sayılmaz ve buna dayanarak kıdem tazminatı talep edemez.
Ancak önemli bir ayrım vardır: devir olgusunun kendisi tek başına işçiye hak vermez; fakat devir sonrasında yeni işverenin ücreti ödememesi, çalışma koşullarını ağırlaştırması veya hakları eksiltmesi gibi ayrı hukuka aykırılıklar ortaya çıkarsa, bunlar kendi başlarına değerlendirilir ve haklı fesih ile kıdem tazminatı hakkı doğurabilir.
Devir Öncesi Doğan Borçlardan Kim Sorumlu?
4857 Sayılı İş Kanunu Madde 6 (Devamı)
Devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.
Bu, ücret, fazla mesai, prim, yol/yemek yardımı gibi devir öncesine ait ve devir anında henüz ödenmemiş genel işçilik alacakları içindir. İşçi bu tür alacaklar için hem devreden hem devralan işverene başvurabilir; ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlıdır. Bu süre geçtikten sonra devreden işveren bu borçlardan sorumlu tutulamaz.
Kıdem Tazminatında Sorumluluk Farklıdır: Süre Sınırı Yok, Miktar Sınırı Var
Burada uygulamada en çok karıştırılan ve gözden kaçan nokta ortaya çıkar. Genel işçilik alacaklarındaki “2 yıllık süre sınırı” kuralı, kıdem tazminatı için aynı şekilde geçerli değildir. Kıdem tazminatı, 1475 sayılı Kanun’un yürürlükte bırakılan 14. maddesine tabi ayrı bir rejimdir.
1475 Sayılı İş Kanunu Madde 14 (İlgili Kısım)
İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
Kanun metninin lafzına dikkatle bakıldığında, devreden işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunu sınırlayan ölçüt, m. 6’daki gibi “devirden itibaren 2 yıl” değil; kendi döneminde işçiyi çalıştırdığı süre ve devir sırasındaki ücret seviyesidir. Yani devreden işveren, kıdem tazminatı bakımından belirli bir zaman sonra otomatik olarak sorumluluktan kurtulmaz; sorumluluğunun miktarı kendi döneminde geçen hizmet süresi ve o zamanki ücretle sınırlanır. Bu, m. 6’daki genel 2 yıllık süre sınırından farklı ve bağımsız bir kuraldır; iki hükmü birbirine karıştırmamak gerekir.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı hesabında esas alınan unsurlar:
- İşçinin son ücreti (devralan işveren yanındaki güncel ücret),
- Ücret niteliğindeki para veya para ile ölçülebilen menfaatler,
- İşyeri devri varsa, toplam hizmet süresi (eski + yeni işveren dönemlerinin toplamı).
Örnek Hesap
Bir işçi ilk işveren yanında 4 yıl, devralan işveren yanında 3 yıl çalışmış olsun. Toplam hizmet süresi 7 yıl olur. Kıdem tazminatı, bu 7 yıllık toplam süre üzerinden ve işçinin son ücretine göre hesaplanır. Devreden işverenin ödeyeceği pay ise kendi döneminde geçen 4 yıllık süre ve o dönemdeki ücret seviyesiyle sınırlı olacak şekilde ayrıca değerlendirilir.
Devir Nedeniyle İşten Çıkarma Mümkün mü?
4857 Sayılı İş Kanunu Madde 6 (Fesih Yasağı ve İstisnaları)
Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.
Bu, güçlü bir işçi koruması olmakla birlikte mutlak değildir. İki istisna vardır:
- Ekonomik, teknolojik veya iş organizasyonuna ilişkin geçerli sebepler varsa,
- Haklı nedenle derhal fesih şartları (m. 24/25) oluşmuşsa,
fesih ayrıca değerlendirilebilir. Kritik olan, işverenin “devir oldu” diye değil, devirden bağımsız gerçek ve geçerli/haklı bir sebeple fesih yapmasıdır. Aksi halde fesih hukuka aykırı sayılabilir ve işçi işe iade veya tazminat yollarına başvurabilir.
Uygulamadaki Büyük Tuzak: Sahte SGK Çıkış-Giriş İşlemi
Uygulamada sıkça yapılan hatalı bir işlem, devir sırasında işçiye SGK çıkışı verilip tüm işçilik alacaklarının ödendiği görüntüsü yaratılarak, ardından devralan şirkette yeniden sigorta girişi yapılmasıdır. İşveren böylece geçmiş yükümlülüklerden tamamen kurtulduğunu düşünür. Ancak Yargıtay, ara verilmeksizin art arda yapılan bu tür hizmet akitlerini zincirleme (kesintisiz) hizmet ilişkisi olarak değerlendirmekte; ileride bir uyuşmazlık çıktığında işçinin hizmet süresini, devreden işveren yanında ilk işe başladığı tarihten itibaren kesintisiz kabul etmektedir. Bu durumda devir sırasında yapılan ödemeler yalnızca mahsup edilir; işlem gerçek bir fesih olarak kabul edilmediğinden, işveren riski tam olarak bertaraf edememiş, hatta bazı kalemleri iki kez ödeme riskiyle karşılaşmış olabilir.
Bu nedenle hem işveren hem işçi açısından önemli bir uyarı: SGK’da görünen çıkış-giriş kaydı, gerçek bir fesih ve yeniden işe alım anlamına gelmez; hizmet süresinin bütünlüğü ve kıdem hesabı, fiili çalışma ilişkisinin sürekliliğine göre değerlendirilir.
İşçinin Diğer Hakları Ne Olur?
İşyeri devrinde yalnızca kıdem tazminatı değil, hizmet süresine bağlı pek çok hak da korunur:
- Yıllık izin süreleri ve hak edilen izin günleri,
- Kıdeme bağlı ücret artışları,
- İhbar süreleri (hizmet süresi hesaplanırken devreden dönem de dikkate alınır),
- Prim ve düzenli yan haklar,
- Çalışma süresine bağlı diğer sosyal haklar.
Kanunun temel mantığı, işçinin “yeni işçi” gibi değil, kesintisiz hizmet vermiş bir çalışan olarak korunmasıdır.
İşveren Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Devir tarihi net biçimde belirlenmelidir,
- Devir öncesi doğmuş ama ödenmemiş işçilik alacakları tespit edilmelidir,
- Personel kayıtları ve hizmet süreleri eksiksiz aktarılmalıdır,
- Toplu iş sözleşmesi varsa ayrıca değerlendirme yapılmalıdır,
- İşçinin kıdemi “sıfırdan” başlatılmamalıdır,
- Devir nedeniyle fesih yapılacaksa, bunun devirden bağımsız gerçek bir geçerli veya haklı nedene dayanması gerekir,
- Şirket/hisse devri müzakerelerinde, birikmiş işçilik alacak ve tazminat riskinin devir bedelinden düşülmesi değerlendirilebilir.
İflas Halinde Devir Farklı mıdır?
4857 Sayılı İş Kanunu Madde 6 (Son Fıkra)
Yukarıdaki hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
Bu önemli bir istisnadır: işveren iflas etmiş ve işyeri, iflas tasfiyesi sonucunda başka bir kişiye devredilmişse, m. 6’daki devir koruması (kıdemin bütünlüğü, devreden-devralan müşterek sorumluluğu vb.) uygulanmaz. Bu tür durumlarda işçinin hakları, iflas ve icra-iflas hukukunun genel kuralları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
İşçinin Pratik Yol Haritası
- Devir tarihini öğrenin.
- Bordro, hizmet dökümü ve puantaj kayıtlarını kontrol edin.
- Eski işveren döneminden kalan ücret ve alacakların ödenip ödenmediğini inceleyin.
- Kıdem sürenizin tümünün korunup korunmadığını kontrol edin; SGK dökümünde çıkış-giriş görünse bile hizmet sürenizin kesintisiz sayılabileceğini unutmayın.
- Devir nedeniyle iş sözleşmeniz feshedildiyse, fesih gerekçesini yazılı olarak isteyin.
- Hak kaybı varsa arabuluculuk ve dava yolunu zamanında değerlendirin; devreden işverenin genel borçlardaki 2 yıllık sorumluluk süresini kaçırmayın.
İşyeri devri sürecinde kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarınızın doğru hesaplanması, hem devreden hem devralan işverene karşı doğru talepte bulunmanızı sağlar.
Sık Sorulan Sorular
İşyeri devredilince kıdemim silinir mi?
Hayır. Kanun buna açıkça engel olur; kıdem, işyerindeki toplam hizmet süresi üzerinden hesaplanır ve işçinin önceki emeği korunur.
İşyeri devri tek başına kıdem tazminatı almam için yeterli midir?
Hayır. Devir, işçi yönünden tek başına fesih için haklı sebep oluşturmaz; bu nedenle salt devir gerekçesiyle kıdem tazminatı talep edilemez. Devir sonrası ayrı bir hukuka aykırılık (ücretin ödenmemesi gibi) varsa durum farklı değerlendirilir.
Eski işverenden kalan maaşımı kimden isteyebilirim?
Devir öncesi doğmuş ve ödenmemiş ücret gibi genel işçilik alacaklarından devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlıdır.
Kıdem tazminatında devreden işverenin sorumluluğu da 2 yılla mı sınırlıdır?
Hayır. Kıdem tazminatı 1475 sayılı Kanun m. 14’e tabi ayrı bir rejimdir; devreden işverenin sorumluluğu belirli bir süreyle değil, kendi döneminde çalıştırdığı süre ve devir sırasındaki ücret seviyesiyle sınırlıdır.
Devir sırasında SGK çıkışı verilip yeniden giriş yapıldıysa hizmet süresi kesilir mi?
Hayır, kural olarak kesilmez. Yargıtay bu tür ara vermeden yapılan işlemleri zincirleme (kesintisiz) hizmet ilişkisi olarak değerlendirmekte ve hizmet süresini devreden işveren yanında işe başlanan tarihten itibaren hesaplamaktadır.
Yazar Hakkında
Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 4857 sayılı İş Kanunu m. 6, 18, 19, 20, 21, 24, 25 ve 1475 sayılı İş Kanunu m. 14 hükümleri ile ilgili Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. İşyeri devri, kıdem tazminatı ve işçilik alacaklarının paylaşımı hakkında detaylı ve dosyanıza özel bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde işyeri devri, kıdem tazminatı ve işçilik alacakları davalarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.
İlgili mevzuat: 4857 sayılı İş Kanunu (mevzuat.gov.tr) ve 1475 sayılı İş Kanunu m. 14 (mevzuat.gov.tr).