Boşanma Davası ve Ferileri 2026 (Nafaka, Tazminat ve Velayet)
Boşanma Davası ve Ferileri; evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi sürecinde gündeme gelen nafaka, maddi ve manevi tazminat, velayet ve çocukla kişisel ilişki kurma hakkı gibi yan taleplerin tamamını ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bu talepler, boşanma davası ile birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde ayrı bir dava ile ileri sürülebilir. Boşanma davasının ferileri, boşanma sürecinin en kritik unsurlarından olup tarafların haklarını doğrudan etkiler.
Boşanma Davası ve Ferileri: Kapsamlı Hukuki Rehber
Boşanma davası, evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesi için açılan bir dava türüdür. Ancak boşanma kararı tek başına evliliğin tüm sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Boşanma ile birlikte nafaka, tazminat, velayet ve çocukla kişisel ilişki kurma hakkı gibi pek çok önemli husus da karara bağlanmalıdır. İşte bu yan taleplere hukuk dilinde boşanmanın ferileri (ekleri) adı verilmektedir.
İzmir başta olmak üzere tüm Türkiye genelinde açılan boşanma davalarında, ferilerin doğru bir şekilde talep edilmesi ve takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu rehberde boşanma davasının ferilerini tüm yönleriyle ele alarak haklarınızı koruma noktasında size yol göstermeyi amaçlıyoruz.
Profesyonel Hukuki Destek Alın
Boşanma davası ve ferileri konusunda haklarınızı en iyi şekilde korumak için deneyimli bir avukattan destek almanız büyük önem taşımaktadır. Sürecin her aşamasında yanınızdayız.

Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?
Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?
Boşanma davasının ferileri, boşanma kararı ile birlikte veya boşanma sonrasında çözümlenmesi gereken hukuki talepleri kapsar. Bu talepler boşanma davasının ayrılmaz bir parçasıdır ve tarafların gelecekteki yaşam koşullarını doğrudan etkiler. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanmanın ferileri şu unsurlardan oluşmaktadır:
Boşanmanın Ferileri
- Maddi tazminat (TMK m. 174/1)
- Manevi tazminat (TMK m. 174/2)
- Yoksulluk nafakası (TMK m. 175)
- İştirak nafakası (TMK m. 182/2)
- Tedbir nafakası (TMK m. 169)
- Velayet hakkı (TMK m. 182)
- Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı (TMK m. 182/1)
Bu talepler boşanma davası ile birlikte ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile de talep edilebilir. Ancak boşanma davası sırasında bu haklardan açıkça feragat edilmiş olması durumunda, sonradan ayrı bir dava açılması mümkün olmayacaktır.

Boşanma Davasında Maddi Tazminat
Boşanma Davasında Maddi Tazminat
Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. maddesi uyarınca, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat, boşanmanın mali sonuçlarından birini oluşturmakta olup boşanma davasının en önemli ferilerinden biridir.
Maddi Tazminat Talep Koşulları
Boşanma davasında maddi tazminat talep edebilmek için bazı koşulların bir arada bulunması gerekmektedir. Öncelikle tazminat talep eden tarafın kusursuz ya da karşı tarafa göre daha az kusurlu olması şart aranmaktadır. Ayrıca boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen bir menfaat kaybı yaşanmış olmalı ve bu kayıp ile boşanma arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
Hâkim, maddi tazminat miktarını belirlerken tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, kusur oranlarını, evliliğin süresini ve paranın alım gücünü dikkate alır. Tazminat miktarı talep edilen miktarı aşamaz ve hakkaniyet ilkesine uygun olarak belirlenir.

Boşanma Davasında Manevi Tazminat
Boşanma Davasında Manevi Tazminat
Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceğini düzenlemektedir. Manevi tazminat, boşanma sürecinde yaşanan duygusal ve psikolojik zararların karşılığını oluşturur.
Manevi Tazminat Talep Koşulları
Manevi tazminat talep edebilmek için boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkının saldırıya uğramış olması gerekmektedir. Tazminat talep eden tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması, karşı tarafın ise kusurlu bulunması şart koşulmaktadır. Zina, fiziksel şiddet, hakaret gibi durumlar manevi tazminat talebinin temelini oluşturabilir.
Manevi tazminat tek seferde ve toplu olarak ödenir; taksitlendirme yapılması mümkün değildir. Hâkim, manevi tazminat miktarını belirlerken olayların ağırlığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını ve kusur derecelerini göz önünde bulundurur.
Boşanma Davasında Nafaka Türleri
Nafaka, boşanma davasının en sık gündeme gelen ferilerinden biridir. Boşanma sürecinde ve sonrasında gündeme gelen nafaka çeşitleri birbirinden farklı koşullara ve düzenlemelere tabidir. İzmir başlangıçlı boşanma davalarında nafaka belirlemesi yapılırken yerel yaşam koşulları da dikkate alınmaktadır.
| Nafaka Türü | Tanımı | Yasal Dayanak | Süresi |
|---|---|---|---|
| Tedbir Nafakası | Boşanma davası devam ederken eş ve çocukların geçimi için hükmedilen geçici nafakadır. | TMK m. 169 | Dava süresi boyunca |
| Yoksulluk Nafakası | Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf lehine, diğer taraftan mali gücü oranında hükmedilen nafakadır. | TMK m. 175 | Süresiz (kanuni şartlar dahilinde) |
| İştirak Nafakası | Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımı için ödediği nafakadır. | TMK m. 182/2 | Çocuğun ergin olmasına kadar |
Tedbir Nafakası
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan önlemleri re’sen alır. Bu kapsamda eşlerden birinin ve çocukların geçimi için tedbir nafakasına hükmedilir. Tedbir nafakası geçici nitelikte olup boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte sona erer ve yerini yoksulluk nafakası ile iştirak nafakasına bırakır.
Yoksulluk Nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası talep edebilmek için nafaka isteyen tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekmektedir. Her iki tarafın da kusursuz olması halinde dahi yoksulluğa düşen taraf nafaka talep edebilir.
Yoksulluk nafakası; alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi halinde kendiliğinden kalkar. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
İştirak Nafakası
Boşanma sonucunda çocuğun velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine mali gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakası için tarafların ayrıca talepte bulunması gerekli değildir; hâkim çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince iştirak nafakasına re’sen hükmedebilir.

Boşanma Davasında Velayet
Boşanma Davasında Velayet
Velayet, boşanma davasının en hassas ferilerinden biridir. Boşanma kararı verildiğinde, müşterek çocukların velayetinin anne veya babadan hangisine verileceği hâkimin takdirindedir. Hâkim velayet konusunda karar verirken çocuğun üstün yararını esas alır.
Velayet kararı verilirken çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık durumu, ebeveynlerin çocuğa bakabilme kapasiteleri ve çocuğun görüşü (idrak yaşı yeterli ise) dikkate alınır. Ayrıca mahkeme, velayet konusunda karar vermeden önce pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporunu değerlendirmektedir.
Velayet Hakkının Değiştirilmesi
Boşanma kararı ile belirlenen velayet hakkı, koşulların değişmesi halinde yeniden düzenlenebilir. Velayetin değiştirilmesi için çocuğun üstün yararının gerektirdiği bir durumun ortaya çıkması ve mevcut velayet düzeninin çocuk için uygun olmaktan çıkmış olması gerekmektedir.
Çocukla Kişisel İlişki Kurma Hakkı
Türk Medeni Kanunu, velayet hakkına sahip olmayan ebeveyne çocukla kişisel ilişki kurma hakkını tanımaktadır. Bu hak, hem ebeveynin hem de çocuğun hakkı olarak değerlendirilmekte olup çocuğun sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır.
Hâkim, kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun üstün yararını göz önünde tutarak; görüşme günlerini, sürelerini ve koşullarını belirler. Kişisel ilişkinin artırılması, azaltılması veya kaldırılması boşanma davasının kesinleşmesinden sonra da talep edilebilmektedir.
Anlaşmalı Boşanmada Ferilerin Düzenlenmesi
Anlaşmalı boşanma davasında tarafların boşanmanın tüm ferileri üzerinde anlaşmış olmaları şarttır. Taraflar maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet ve çocukla kişisel ilişki kurma hakkı konularında kendi iradeleriyle anlaşarak bir boşanma protokolü hazırlayabilirler. Bu protokolün hâkim tarafından uygun görülmesi ve onaylanması gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanma davasında ferilere ilişkin haktan feragat edilmesi halinde, boşanma kesinleştikten sonra aynı taleplerle dava açılması mümkün olmayacaktır. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması aşamasında uzman bir avukat desteği alınması hayati önem taşımaktadır.
Çekişmeli Boşanma Davasında Feriler
Çekişmeli boşanma davasında taraflar boşanma konusunda veya boşanmanın ferileri hakkında anlaşamamaktadır. Bu durumda nafaka, tazminat, velayet gibi konularda karar verme yetkisi tamamen mahkemeye aittir. Hâkim, tarafların sunduğu delilleri ve beyanları değerlendirerek her bir feri hakkında ayrı ayrı karar verir.
Çekişmeli boşanma davalarında ferilerin doğru bir şekilde talep edilmesi ve delillendirilmesi son derece önemlidir. Yanlış veya eksik yapılan talepler, geri dönülmez hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle boşanma sürecinizde deneyimli bir boşanma avukatı ile çalışmak haklarınızın korunması açısından en doğru adım olacaktır.
| Konu | Anlaşmalı Boşanma | Çekişmeli Boşanma |
|---|---|---|
| Feriler | Tarafların anlaşması ile belirlenir | Mahkeme tarafından karara bağlanır |
| Nafaka | Protokolde kararlaştırılır | Hâkim tarafından belirlenir |
| Tazminat | Protokolde kararlaştırılır | Kusur durumuna göre hâkim karar verir |
| Velayet | Taraflar anlaşmalı, hâkim onaylar | Çocuğun üstün yararına göre hâkim karar verir |
| Dava Süresi | Genellikle tek celsede sonuçlanır | Birden fazla celse sürebilir |
Boşanma Davasında Kusur ve Ferilere Etkisi
Boşanma davasında tarafların kusur durumları, ferilerin belirlenmesinde doğrudan etkili olmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre her bir boşanma davasında tarafların kusurlu davranışları belirlendikten sonra eşlerin kusur durumları; kusursuz, az kusurlu, eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu eş şeklinde tespit edilmektedir.
Kusur durumu özellikle maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası bakımından belirleyici rol oynamaktadır. Tazminat talep edebilmek için talep eden tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekirken, yoksulluk nafakası için ise nafaka talep eden tarafın kusurunun diğer taraftan ağır olmaması yeterlidir.
Boşanmanın Ferileri Ne Zaman Talep Edilir?
Boşanmanın ferileri olan nafaka, tazminat ve velayet talepleri, boşanma davası ile birlikte ileri sürülebilir. Bu durumda söz konusu talepler boşanma davasının eki niteliğindedir ve ayrıca harca tabi değildir. Talepler dava dilekçesi ile veya yargılamanın her aşamasında boşanma hükmü kesinleşinceye kadar sözlü ya da yazılı olarak ileri sürülebilir.
Boşanma davası sırasında ileri sürülmeyen feriler ise boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir. Bu durumda açılacak dava nispi harca tabi olacaktır. 1 yıllık süre hak düşürücü niteliktedir ve bu sürenin geçmesiyle birlikte dava hakkı sona erer.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma davasının ferileri nelerdir?
Boşanma davasının ferileri; maddi tazminat, manevi tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, tedbir nafakası, velayet ve çocukla kişisel ilişki kurma hakkından oluşmaktadır. Bu talepler boşanma davası ile birlikte veya boşanma kesinleştikten sonra 1 yıl içinde ayrı bir dava ile ileri sürülebilir.
Boşanma davasında nafaka nasıl belirlenir?
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, çocukların yaşı ve eğitim durumları, nafaka yükümlüsünün mali gücü, tarafların yaşam standartları ve hayatın olağan akışı dikkate alınır. Hâkim bu kriterleri bir arada değerlendirerek hakkaniyete uygun bir miktar belirler.
Boşanma kesinleştikten sonra tazminat talep edilebilir mi?
Evet, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava ile maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talep edilebilir. Ancak boşanma davası sırasında bu haklardan açıkça feragat edilmemiş olması gerekmektedir. 1 yıllık süre hak düşürücüdür.
Velayet hakkı kimlere verilebilir?
Velayet hakkı anne veya babadan birine verilebilir. Hâkim velayet kararını verirken çocuğun üstün yararını esas alır. Çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitim ihtiyaçları ve ebeveynlerin bakım kapasiteleri değerlendirilerek karar verilir. Çocuğun idrak yaşı yeterli ise görüşü de alınır.
Anlaşmalı boşanmada feragat edilen haklardan dönüş mümkün müdür?
Anlaşmalı boşanma davası sırasında açıkça feragat edilen nafaka ve tazminat hakları için boşanma kesinleştikten sonra yeni bir dava açılması mümkün değildir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması aşamasında bir avukat desteği alınması büyük önem taşımaktadır.
İştirak nafakası ne zamana kadar ödenir?
İştirak nafakası çocuğun ergin olmasına yani 18 yaşını doldurmasına kadar devam eder. Çocuğun eğitimi devam ediyorsa, ergin olduktan sonra da eğitim süresi boyunca yardım nafakası talep edilebilir. Nafaka miktarı koşulların değişmesi halinde artırılabilir veya azaltılabilir.
Boşanma davasında feriler için ayrıca harç ödenir mi?
Boşanma davası ile birlikte ileri sürülen feriler (nafaka, tazminat, velayet) boşanma davasının eki niteliğinde olduğundan ayrıca harca tabi değildir. Ancak boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile talep edilen feriler için nispi harç ödenmesi gerekmektedir.
Boşanma Sürecinde Haklarınızı Koruyun
Boşanma davası ve ferileri konusunda uzman hukuki destek almak, sürecin her aşamasında haklarınızın korunmasını sağlar. İzmir’de boşanma hukuku alanında deneyimli kadromuzla yanınızdayız.