Arabuluculuk Toplantısına Katılmamanın Sonuçları – 2026
Arabuluculuk görüşmesine katılmamanın klasik anlamda bir “cezası” yoktur. Sonuç, ağırlıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti yaptırımıdır. Kasım 2024’te yürürlüğe giren güncel düzenlemeye göre, dava şartı arabuluculukta geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin yarısını öder.
Bu kural, Anayasa Mahkemesi’nin 14.03.2024 tarihli, 2023/160 E. ve 2024/77 K. sayılı kararıyla eski (tam sorumluluk öngören) hükmü iptal etmesi üzerine, 7531 sayılı Kanun (9. Yargı Paketi) ile Kasım 2024’te güncellenmiştir. İnternette hâlâ eski “tam sorumluluk” kuralını anlatan birçok kaynak bulunduğunu, ancak güncel ve yürürlükte olan kuralın “yarı sorumluluk” olduğunu belirtmek gerekir.
Bu Yazıda Neler Var
- Arabuluculuk Kanunu ve dava şartı arabuluculuk nedir
- Arabuluculuk toplantısına katılmama sonuçları
- İlk toplantıya katılmama: 2024 güncellemesi sonrası kural
- Arabuluculuk toplantısına katılmama ve Anayasa Mahkemesi kararı
- Arabuluculuk ikinci toplantıya katılmama
- Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa ne olur
- Arabuluculuk toplantısına katılmama yargılama giderleri
- Geçerli mazeret ve mazeret dilekçesi
- İş davalarında arabuluculuğa katılmamanın etkisi
- Arabuluculuk ücretini kim öder
- Sık sorulan sorular
Arabuluculuk Kanunu ve Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?
Türk hukukunda arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile düzenlenmiştir. Bazı uyuşmazlık türlerinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması, kanunun aradığı bir dava şartıdır. En bilinen örneği, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 kapsamındaki işçi-işveren alacağı, tazminat ve işe iade talepli davalardır; bu davalarda arabuluculuğa başvurulmamış olması, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesine yol açar.
Önemli bir nokta: dava şartı arabuluculukta görüşmelerin nasıl sonuçlandığı (anlaşma, anlaşmama, katılmama) davanın açılabilmesi bakımından fark etmez; yeterli olan sürecin usulüne uygun işletilmiş olmasıdır. Ancak katılım durumu, aşağıda anlatılan mali sonuçlar bakımından belirleyicidir.
Arabuluculuk Toplantısına Katılmama Sonuçları
Arabuluculuk toplantısına katılmama sonuçları, en özet haliyle şu şekilde sıralanabilir:
- Toplantıya katılmayan taraf, arabulucunun düzenlediği son tutanakta belirtilir,
- Katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin belirli bir kısmından sorumlu tutulur,
- Katılmayan taraf lehine hükmedilecek vekalet ücreti azaltılır,
- Her iki tarafın da katılmaması halinde herkes kendi giderine katlanır.
Burada en kritik nokta şudur: katılmamanın sonucu otomatik olarak davayı kaybetmek değildir. Ancak usuli ve mali açıdan ciddi bir aleyhe durum doğurabilir; bu nedenle “arabuluculuk toplantısına katılmama cezası” diye bir kavramdan çok, “mali yaptırım” kavramından söz etmek daha doğrudur.
Arabuluculuk İlk Toplantıya Katılmama: 2024 Güncellemesi Sonrası Güncel Kural
Bu konudaki en önemli ve en sık yanlış bilinen nokta budur. Kanunun eski hali, ilk toplantıya geçerli mazeret olmaksızın katılmayan tarafı davada haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutuyor ve bu taraf lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmiyordu. Bu hüküm, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve yerine daha ölçülü, “yarı sorumluluk” esasına dayanan yeni bir düzenleme getirilmiştir.
HUAK Madde 18, Fıkra 11 (Güncel Hali)
Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekalet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
Aynı yöndeki değişiklik, iş uyuşmazlıkları için 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/12’de de yapılmıştır. Bu düzenleme, 14 Kasım 2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, kamuoyunda “9. Yargı Paketi” olarak bilinen 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yürürlüğe girmiştir.
Dikkat: İnternette yer alan birçok makale, hâlâ 2024 öncesindeki “tam sorumluluk, vekalet ücreti yok” kuralını günceli imiş gibi anlatmaktadır. Kasım 2024’ten itibaren yürürlükte olan doğru kural, yukarıda açıklanan “yarı sorumluluk” kuralıdır. Somut bir dosyada hangi kuralın uygulanacağı, arabuluculuk sürecinin hangi tarihte sona erdiğine göre değişebileceğinden, güncel tarihli bir hukuki değerlendirme almanız önerilir.
Arabuluculuk Toplantısına Katılmama ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Yukarıdaki değişikliğin arkasında somut bir Anayasa Mahkemesi kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 14.03.2024 tarihli, 2023/160 E. ve 2024/77 K. sayılı kararıyla, ilk toplantıya katılmayan tarafı davada haklı çıksa dahi yargılama giderinin tamamından sorumlu tutan ve lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmesini engelleyen eski hükmü iptal etmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin gerekçesi özetle şudur: davada haklılığı sonradan ortaya çıkan bir kişinin, herhangi bir istisna veya üst sınır öngörülmeksizin bu denli ağır bir mali yaptırıma tabi tutulması, kamu yararı ile mülkiyet hakkı ve mahkemeye erişim hakkı arasındaki dengeyi bozmakta ve ölçülülük ilkesine aykırı, orantısız bir sınırlama oluşturmaktadır. Bu iptal kararı üzerine kanun koyucu, yukarıda anlatılan “yarı sorumluluk” formülünü getirmiştir.
Arabuluculuk İkinci Toplantıya Katılmama
Kanunda öngörülen mali yaptırım, açıkça ilk toplantıya katılmama haline özgülenmiştir. Taraflardan biri ilk toplantıya katılıp süreç devam ettikten sonra, ikinci veya sonraki bir toplantıya katılmazsa, kanunun bu özel yaptırımı (yarı gider/yarı vekalet ücreti sorumluluğu) uygulanmaz. Böyle bir durumda süreç, arabulucunun değerlendirmesine göre anlaşmama ile sonuçlanmış sayılır ve dava süreci, davayı kaybeden tarafın genel yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu olağan kurallara göre ilerler.
Her İki Taraf da İlk Toplantıya Katılmazsa Ne Olur?
Kanun, tek bir tarafın değil, her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması halini ayrıca düzenler. Bu durumda, sonradan açılacak davada tarafların kendi yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır; yani taraflardan birine özgü ağırlaştırılmış bir sorumluluk uygulanmaz. Davayı kazanan taraf lehine ise olağan şekilde vekalet ücretine hükmedilir. Bu düzenleme, sürece her iki tarafın da ilgisiz kaldığı durumlarda mali yükü dengeli biçimde dağıtmayı amaçlar.

Arabuluculuk Toplantısına Katılmama Yargılama Giderleri
Arabuluculuk Toplantısına Katılmama Yargılama Giderleri
Yargılama giderleri; harçlar, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri ve somut olaya göre arabuluculuk ücretini kapsayan geniş bir kavramdır. Vekalet ücreti ise davayı kaybeden tarafın, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca karşı tarafa ödediği tutardır ve avukatla müvekkil arasındaki sözleşmesel ücretten bağımsızdır.
| Durum | Sonuç (Güncel Kural) |
|---|---|
| Bir taraf ilk toplantıya mazeretsiz katılmadı, süreç sona erdi | Katılmayan taraf, karşı tarafın yargılama giderinin yarısından sorumlu; karşı taraf lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilir |
| Her iki taraf da ilk toplantıya katılmadı | Herkes kendi giderini öder; davayı kazanan lehine olağan vekalet ücreti |
| İlk toplantıya katılım sağlandı, sonraki toplantıya katılınmadı | Özel yaptırım yok; olağan dava sonucu kurallarına göre değerlendirilir |
| Taraflara hiç ulaşılamadı | Süreç son tutanakla sona erer, olağan yargılama gideri kuralları uygulanır |
Geçerli Mazeret Nedir? Arabuluculuk İlk Toplantıya Katılmama Mazeret Dilekçesi
Kanun, yaptırımın uygulanabilmesi için “geçerli bir mazeret göstermeksizin” ibaresini kullanır. Bu nedenle geçerli bir mazeretiniz varsa, bunun usulüne uygun şekilde belgelenmesi ve arabulucuya bildirilmesi büyük önem taşır. Uygulamada geçerli sayılabilecek mazeretlere örnek olarak şunlar gösterilebilir:
- Sağlık mazereti (doktor raporu ile belgelenen),
- Ulaşımın olağanüstü şekilde imkansız hale gelmesi (doğal afet, resmi yol kapatma gibi),
- Zorlayıcı resmi engeller (askerlik, tutukluluk gibi).
Mazeret dilekçesinde neler yer almalı?
Arabuluculuk ilk toplantıya katılmama mazeret dilekçesi hazırlanırken şu unsurların açık ve belgeye dayalı olması önerilir:
- Dosya ve arabulucu bilgileri, toplantının tarihi,
- Katılamama nedeninin somut ve açık biçimde anlatılması,
- Mazereti destekleyen belgenin eklenmesi (rapor, resmi yazı vb.),
- Mümkünse yeni bir toplantı tarihi talebi.
Önemli bir başka nokta: arabulucunun kendisi de usule uygun davranmak zorundadır. 7036 sayılı Kanun m. 3/8 uyarınca arabulucu, taraflara ait iletişim bilgilerini esas alarak her türlü iletişim vasıtasıyla tarafları bilgilendirmeli ve bu bilgilendirme ile daveti belgeye bağlamalıdır. Arabulucu davet usulüne uygun davranmamışsa, yani taraf usulüne uygun şekilde davet edilmemişse, toplantıya katılmayan taraf mazeret göstermiş olsun ya da olmasın yargılama giderinden sorumlu tutulamaz. Bu nedenle, davet yazısının size gerçekten ulaşıp ulaşmadığı da mazeret değerlendirmesinde ayrıca önem taşır.
İş Davalarında Arabuluculuğa Katılmamanın Etkisi
İş mahkemeleri bakımından dava şartı arabuluculuk, uyuşmazlıkların büyük kısmında zorunlu bir aşamadır. İşçi-işveren alacağı, tazminat ve işe iade talepli davalarda arabuluculuğa katılmama, özellikle şu sonuçları doğurabilir:
- Sonraki davada yargılama gideri yükünün artması,
- Vekalet ücreti bakımından aleyhe sonuç,
- Davada haklı çıkılsa bile kısmi masraf riski,
- Arabuluculuk son tutanağında katılmama kaydının yer alması,
- Dava öncesi çözüm ihtimalinin ortadan kalkması.
Bu nedenle işçi ve işveren açısından arabuluculuk görüşmesine katılım, çoğu zaman yalnızca stratejik değil, doğrudan mali açıdan da önemlidir. Taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabileceği gibi, avukatlarıyla temsil yoluyla da katılabilir; uygulamada özellikle işçilerin bir avukatla temsil edilmesi önerilir.
Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?
- Taraflar anlaşırsa: arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Ücret Tarifesinin ikinci kısmına göre, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve iki saatlik ücretten az olamaz.
- Taraflara ulaşılamazsa veya katılım nedeniyle görüşme yapılamazsa: ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve bu tutar yargılama gideri sayılır.
- İki saatten kısa süren görüşmelerde anlaşmazlık olursa: yine ilk iki saatlik ücret Bakanlık bütçesinden ödenir.
- İki saatten uzun süren görüşmelerde anlaşmazlık olursa: aşan kısmın ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır.
Bakanlık bütçesinden ödenen veya taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır ve nihai olarak davayı kaybeden tarafa yükletilebilir.
Toplantıya Katılamayacaksanız Ne Yapmalısınız?
Pratik yol haritası
- Toplantıya katılamayacağınızı fark eder etmez arabulucuya haber verin.
- Mazeretinizi destekleyen belgeyi (rapor, resmi yazı) hemen temin edin.
- Yazılı bir mazeret dilekçesi hazırlayıp arabulucuya iletin.
- Mümkünse yeni bir toplantı tarihi talep edin.
- Davet usulünün size gerçekten ve doğru şekilde ulaştığından emin olun; ulaşmadıysa bunu belgeleyin.
- Süreci bir avukatla takip edin; özellikle iş davalarında temsil önemlidir.
Arabuluculuk sürecine katılım, dava öncesi en kritik aşamalardan biridir. Doğru mazeret yönetimi ve güncel mevzuata uygun bir strateji, olası mali yaptırımların önüne geçebilir.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk toplantısına katılmamanın cezası nedir?
Klasik anlamda bir ceza değildir; ilk toplantıya mazeretsiz katılmayan taraf, karşı tarafın yargılama giderinin yarısından sorumlu tutulur ve karşı taraf lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilir. Bu, Kasım 2024’te yürürlüğe giren güncel kuraldır.
Arabuluculuk toplantısına katılmama Anayasa Mahkemesi kararı ne diyor?
Anayasa Mahkemesi, 14.03.2024 tarihli, 2023/160 E. ve 2024/77 K. sayılı kararıyla, katılmayan tarafı tüm giderden sorumlu tutan ve vekalet ücretini tamamen ortadan kaldıran eski hükmü, ölçülülük ilkesine aykırı bularak iptal etmiştir.
Arabuluculuk ikinci toplantıya katılmamanın bir yaptırımı var mıdır?
Kanundaki özel mali yaptırım yalnızca ilk toplantıya katılmama hali için öngörülmüştür. İlk toplantıya katılıp ikinci toplantıya katılmama halinde bu özel yaptırım uygulanmaz; süreç olağan dava sonucu kurallarına göre değerlendirilir.
Geçerli bir mazeretim varsa yaptırım uygulanır mı?
Hayır, kanun açıkça “geçerli bir mazeret göstermeksizin” ibaresini kullanır. Mazeretin sağlık raporu veya resmi belge gibi somut kanıtlarla desteklenmesi ve arabulucuya usulüne uygun bildirilmesi önemlidir.
Arabulucu beni usulüne uygun davet etmediyse ne olur?
Arabulucunun kanunda öngörülen usule uygun davette bulunmaması halinde, toplantıya katılmayan taraf mazeret göstermiş olsun ya da olmasın yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Bu nedenle davetin size gerçekten ulaşıp ulaşmadığı önemli bir savunma noktasıdır.
Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa kim ne öder?
Bu durumda taraflardan birine özgü ağırlaştırılmış bir sorumluluk uygulanmaz; her iki taraf da kendi yargılama giderini öder. Davayı kazanan taraf lehine ise olağan şekilde vekalet ücretine hükmedilir.
İş davalarında arabuluculuğa katılmamak davayı otomatik olarak kaybettirir mi?
Hayır, davayı otomatik olarak kaybettirmez. Ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından aleyhe bir sonuç doğurabilir ve dava öncesi uzlaşma fırsatının kaçırılmasına yol açar.
Yazar Hakkında
Bu içerik, Av. Melisa Ezgi Aslan tarafından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, ilgili yönetmelik hükümleri ve Anayasa Mahkemesi’nin güncel iptal kararı esas alınarak hazırlanmıştır. Dava şartı arabuluculuk sürecine katılım, mazeret yönetimi ve olası mali yaptırımlar hakkında detaylı bilgi için hukuki danışmanlık alınması önerilir.
Av. Melisa Ezgi Aslan, İzmir merkezli hukuk hizmetlerinin yanı sıra Konak, Karşıyaka, Bornova, Buca, Bayraklı, Çiğli, Gaziemir ve Karabağlar ilçelerinde dava şartı arabuluculuk süreçleri ve iş hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır.